06 Ağustos 2008

headers






http://www.smashingmagazine.com/2008/03/05/blog-headers-for-free-download/

BİRİ BENİ DURDURSUUUNNNN


Yazasım var,ama pc.mden ayrılamıyorum ki format attırmaya göndereyim
lakin ne fotoğraf yükleyebiliyorum ne msn açabiliyorum her açılış kapanışta yeniden kurulmaya çalışıyor ubuntu.Canım sıkılıyor yaa
Blog şablonlarına bakıyorum oynuyorum değiştiriyorum bi yandan deli bir dönemdeyim kesin tercihimi bulana kadar denicem kusura bakmayın.
Eeee her şeyde deneye bıraka seçemezsin değil mi,tadını çıkartayım bari;))

Sabah bridget ime kahvaltıya çıktım,hatta uyandırdım yoksa öğlene kadar yatacaklardı:)
Nermoşum canımın içi bütün neşemi yerine getirdi gene,telefonu artık çok yaşlanmış o yüzden yenisini almalıymış.Bri nin telefonu iyiymiş daha yaşıyomuş ama çok yoruyomuş onu kız o yüzden bozuluyomuş:)
Arada da "aayyy şimdi beni yazar bloguna bu" diyip gülüyo bana canım benim çok seviyorum iyiki burdalar yaa

Cadım ciddi düşünceler içinde bu ara dokunmayın yanarsınız modunda.Ama dün telefon alıp mest oldu gene,bi süre oyalanır kontür ve mesaj beklentisinde,rica edicez yardımlarınızı,numarası:0539... .. 61 hehehe:)))))))))

04 Ağustos 2008

HAYAT..


Kimi sevdiğin ve
kimi incittiğindir.
Kendin için
neler hissettiğindir.
Güven, mutluluk,
şefkattir.
Arkadaşlarına
destek olmak ve
nefretin yerine
sevgiyi koymaktır.
kıskançlığı yenmek,
önemsemeyi öğrenmek ve
güven geliştirmektir.
Ne dediğin ne demek istediğindir.
İnsanların sahip oldukları değil
,kendilerini olduğu gibi görmektir.
Herşeyden önemlisi,
hayatı başkalarının hayatını
olumlu yönde etkilemek için
kullanmayı seçmektir.
İşte hayat bu seçimden ibarettir.

*****************************

Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür...
Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür...
Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür...
Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür...
Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür...
Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür...
Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür...

Mahatma Ghandİ

02 Ağustos 2008

heyyyyy



100 uncu postumu havai fiseklerle kutlayasim vardi
hatta tam dogum gunume denk getiricektim ama mumkun olmadi marmariste

Sonra `ben geldim` e denk geldi heyecandan unuttum ve sonra o postu ikiye bolunce bu 102 oldu
iyiki gelmisim ve tanimisim blogger dunyasini
bana kattiginiz cook sey var ama siz bilmiyosunuz
ben ne kadar degersiz ve beceriksiz bulsamda yazdiklarimi
siz `icten ve karsilik beklemeden verdigin hersey senindir aslinda` sozunu hakli cikarircasina sevgi ve ilgiyle sarmaladiniz beni

cok seviyorum hepinizi cok tesekkurler hersey icin
nice binlerce yazilara

Oylesine geniş ki yüreğim bir deniz gibi,
güler yüzün bir güneş ışığınca
tatlı ve derin yalnızlığında,
dalganın dalgaya sessiz karıştığı yerde.
gece mi bastırdı? gün mü yoksa? bilmiyorum.
güler bana o tatlı o sevimli
güneş ışıltılı yüzün,
ben bir çocuk gibi mutluyum.

gece yarısı bir de rüzgar
yavaştan yavaştan pencereme çarpar.
bir sağnak başlamış inceden
damlar odama yavaşça.
mutluluğumun düşüdür benim,
rüzgar gibi yalar geçer yüreğimi.
bir buğudur o bakışında senin.
bir yağmur tadıyla sarar yüreğimi.

nietszche

vee buda kutlama temam begendiniz mi hehehe tabii gene gasu dan


not//klavyem bozuldu smiley bile yapamiyorum bu kara bulutlar cekilsin artik ama yaaa

01 Ağustos 2008

SELAM BEN GELDİMMM



Tatil bitti..her güzel şey gibi.
Bol bol güneşlendim,bronzlaştım,kendimle uzlaştım döndüm:))
Kitaplar okudum,müzik dinledim,gezdim, tekne turuna bile gittim becerip
(mucize bu) ve saçlarımı kestirdim kısacık:)
Baktım gelince 3 kg vermişim.!(temeem çok değil ama azıcıkta olsa kilo vermişim yaa yuppii:D)
Şikayet edicek bidolu şey de vardı ama olmazsa olmaz onlar hayatımızda değil mi?.
Bittiğine üzülmedim hatta 1 hafta daha kalacakken döndüm zira herşeyin olduğu gibi tatilinde fazlası zarar..yaramıyor bize:))
Her şeyden sıkılabilme gibi bir özelliğimiz var malum.
Ayrıca evimi çok özledim.Bülbül altın kafes misali..

Kötü haber.Pc cidden çöktü ve ubuntuyu kurmayı denedim(daha önce d diskine kurup kullanmıştım) bir hata var ama anlayamadım formata gitmesi gerek sanırım her iki sistemide kurdurup iyice alışmam gerek önce.Bu yüzden msn yok pidgin var,mail var.
Fotoğraf bile yükleyemedim bu yüzden çünkü çözemedim henüz her bişeylerini..
Sadece internete bağlanabiliyorum blog gezmelerine başladım ama zamanım az şimdilik.Yoruma boğucam sizi ve mail manyağı yapıcam ama söz:))
Bir arınma paklanma yerleşme başlamış durumda evde bu kadar uzun aradan sonra.Taşınıyorum sandım bugün bir an:((
Dışarıda yapılacak çok iş birikti,kimliğim bile kayıp çıkarttırmam gerek daha fazla ihmal etmesem iyi olacak.
Bol resimli ve uzun öykülerle dolu bir postta buluşmak üzere esenkalın...:)))))

---------------

BURÇLARA GÖRE TATİL


BURÇLARA GÖRE TATİL
Fotoğraf aranırken buldum çok tatlı bi yazı bakalım size uyucak mı??

Koç
Koç insanı için tatil demek, heyecanlı yeni olaylarla gücünü ve dayanıklılığını ölçmek ya da daha önce hiç yapmadığı şeyleri yapmak demektir. Koç, diğer burçların aksine tatilinde günlük hayatından çok farklı şeyler yaşamak ister. Koç burcu macera ve keşifleri temsil ettiğinden tatilinde dağcılık, rafting, yamaç paraşütü gibi sporlar yapmayı tercih eder. Doğaya karşı kendi gücünü test edebileceği bir kamp tatili ona iyi gelecektir.
Koç burcu ilk defa gittiği yerlerde çok eğlenir. Bu yüzden tatil için hiç gitmediği yerleri seçmelidir. Her zaman yeni şeylere ihtiyacı vardır, daha önce gezip gördüğü yerler ona fazla heyecan vermez.

Boğa
Boğa burcu lükse ve güzelliklere düşkündür. Yeşillikler içinde dağ ya da göl manzaralı şık bir tatil köyü, otel tam ona göredir. Abant Gölü, Yedigöller, yazın Kartalkaya, Uludağ, İsveç, İsviçre, Aspen gibi yerlerde çok mutlu olacaktır.
Seyahatinizde yoğun günlük programlar yapmamalısınız. Boğa insanı tatilde gevşemek ister. Kitapçıları, müzeleri, sanat galerilerini ve mağazaları dolaşarak rahatlar. Kadın Boğa'lar güzellik ürünleri ve bakımı ile kendini şımartmak ister. Boğa için tatil demek, günlük hayatın dışında farklı zevkleri tatmak demektir. ;

İkizler
İkizler için seyahat, yeni şeyler öğreneceği, heyecanlı deneyimler yaşayacağı, ufkunu genişleteceği ve hayatına yeni bir bakış açısı kazanacağı harika bir fırsat demektir. İkizler insanı tatile dinlenmek için değil, değişiklik için gider. Tatil programı yaparken dikkat etmesi gereken en önemli konu, gittiği yerde kafaca ve fiziksel olarak tamamen meşgul olabileceği aktivitelerin olmasıdır. Plajları, tarihi yerleri, müzeleri, alışveriş merkezleri, güzel manzarası olan ve kısa geziler yapabileceği diğer tatil yörelerine yakın bir yer seçmelidir. İkizler burcu, Yay ve Balık gibi çift bedenli bir burçtur, tatilinde iki ülkeye, iki şehre birden gitmek isteyebilir.
İkizler burcu, bulunduğu yörenin kültürünü, yaşam tarzını yansıtmayan lüks otelleri tercih etmez. Onun yerine minik otelleri, pansiyonları, aile işletmelerini tercih eder. Haberci ruhlu İkizler'in odasında bir TV, yakınlarda ise gazete bayii ya da kitapçı olmalıdır.

Yengeç
Duyarlı Yengeç insanları en çok su kenarında tatil yapmaktan mutlu olurlar. Yengeç burçlarının çoğu evlerinden fazla uzaklaşmak istemezler. Evlerine yakın deniz, göl kenarları, onlar için ideal tatil yerleridir. Büyük lüks oteller yerine küçük oteller, içinde mutfağı olan bungalovlar sakinliği seven Yengeç insanına hitap eder. Tatilde, o yörenin pazarından aldığı sebze ve baharatlarla yemekler yapabilirse çok mutlu olacaktır. Kendini ne kadar çok evinde hissederse, gittiği yerde o kadar çok rahat eder. Tutumlu Yengeç fazla para harcamayı sevmediğinden hesaplı turlarla tatile çıkmak ister.
Ailesine bağlı Yengeç burcu, büyük dedelerinin doğduğu yerlere gidip köklerini araştırmaktan heyecan duyacaktır. Aynı şekilde Mekke, Kudüs, Tibet gibi dinlerin doğduğu ya da Kapadokya, Roma gibi dini yerlerin bulunduğu bölgeleri ziyaret etmekten de zevk alacaktır.
Bir Yengeç için tatilde ne yaptığı ya da ne aldığından çok neler hissettiği önemlidir.

Aslan
Günlük yaşantısında bile lükse meraklı olan Aslan burcu, tatil söz konusu olduğu zaman en değişik, en harika tatil için tüm parasını birden harcayabilir. Hatta bu parayı bir araya getirebilmek için uzun bir süre beklemeyi bile göze alır. Rahat edemeyeceği, zor şartları olan bir tatilin anlamsız ve sıkıcı olduğuna inanır.
Aslan toplum insanıdır, kalabalıktan hoşlanır. Issız bir tatil yöresi ona göre değildir. Zengin kültürleri olan kalabalık şehirler onu çeker. Özellikle eski sarayları, kaleleri olan yerlerde asaletin izlerini bularak çok mutlu olur.
Aslan insanı nereye giderse gitsin parasının yettiği en lüks otelde en iyi servisi almak ister. Gece hayatını sevdiğinden onu dansetmeye, caz konserine ya da tiyatroya götürebilirsiniz. Kendisini gösterebileceği ve herkesi görebileceği barlara, kafelere bayılacaktır. Aslan insanı nasıl yaşanması gerektiğini iyi bilir.

Başak
Başak, zeki, entelektüel, iletişimci, enerjik ve aynı zamanda üretici bir burçtur. Onun en son isteyeceği sırt üstü uzanarak hiç bir şey yapmadan geçireceği bir tatil olacaktır. Başak insanı hareket ve heyecan aramaktadır. Keşif ve araştırma duygusunu tatmin edeceği yeni yerler ona heyecan verir. Gideceği yer ile ilgili ne kadar çok bilgi toplayıp hazırlık yaparsa, gittiği zaman o kadar çok mutlu olur. En uygun fiyatlı tur ve otelleri araştıracak, eğer yabancı bir ülkeye gidiyorsa o ülkenin dilini biraz öğrenecek, kültürü hakkında bilgi toplayacak, ön hazırlıkların hepsini eksiksiz yapacaktır.
Sağlığına düşkün Başak burcu, uzak ülkelere gidemiyorsa, yakınlardaki kaplıca, sağlık çiftlikleri gibi yerlere giderek yenilenebilir. Buralarda egzersiz yapacak, doğa içinde yürüyecek, masaj, sauna, çamur, parafin maskeleri ile baştan aşağı temizlenecek, arınacak, dinlenecek ve kendini harika hissedecektir. Bu şekilde Başak insanı yavaşlayacak ve yerinde durabilecektir.

Terazi
Oldukça sosyal olan Terazi insanı, tatil için büyük bir şehri ya da hareketli bir tatil yöresini tercih eder. Konforlu ve rahat bir ortamda olmayı sevdiğinden, çadırda bir tatil ona göre değildir. Terazi'ye kamp yapmaktan bahsederseniz faksı ve kablolu TV'si olmayan bir otel demek istediğinizi zannedebilir. Terazi burcu, müzeleri, sanat galerilerini dolaşmayı, alışveriş yapmayı sever ve gece hayatından çok zevk alır.
Yengeç insanları tek başına ya da yalnızca bir kişi ile tatile çıkma fikrini hayal bile edemez. Onun için tatil demek, kalabalık ve neşeli insanlarla bir arada eğlenmek demektir.

Akrep
Akrep burcunun özel hayatı çok önemlidir. Issız, sessiz, sakin, kimsenin olmadığı bir ada, tatil yöresi ya da özel bir tekne tam ona göredir. Yengeç ve Balık gibi duygusal bir su burcu olan Akrep, su kenarında kendini hiç bir yerde olmadığı kadar iyi hisseder. Yoğun duygulara ve tutkulara sahiptir, zaman zaman yalnız kalmaya ihtiyaç duyar. Kaldığı yerde televizyon ve telefon olmasa da olur ama oda servisine ihtiyacı vardır, şampanya içebilmeli ve kendi müziğini dinleyebilmelidir. Onun için tatil demek, dış dünyaya hazırlanmak ve yenilenmek demektir.
Günlük hayatta enerjisini çok yoğun ve konsantre bir biçimde kullanan Akrep, enerjisini çok çabuk tüketir. Issız bir adaya veya tekneye bütçesi yetmiyorsa deniz ya da göl kenarında kitap okuyarak, balık tutarak ve hiç bir şey yapmadan dinlenebileceği sakin yerlerde tatil yapmalıdır. Akrep insanının sahilde uzun yürüyüşlere ve araba ile küçük gezilere çıkmaya ihtiyacı vardır. Kaldığı otelin güzel ve konforlu olmasını arzu eder.

Yay
Yay burcunun seyahat etmeye karşı müthiş bir tutkusu vardır. Ne kadar uzak ve egzotik yerlere giderse o kadar çok heyecan duyar. Alaska'dan Kenya'ya tüm uzak ülkelere gitmek ister. Zıt burcu İkizler gibi kafaca zorlanmaya ve yeniliğe ihtiyacı vardır. Yolculuğa çıkmadan çok önce gideceği yerin kültürü ve tarihi hakkında bilgi toplar. Lisan konusunda oldukça yeteneklidir ve gideceği ülkenin insanları ile hiç olmazsa biraz sohbet edebilecek kadar o ülkenin dilini öğrenmek ister.
Atletik Yay burcu, tatil programını bol fiziksel aktivitelerle doldurmalıdır. Bol aktiviteli, spor faaliyetleri olan tatil köyleri Yay insanı için idealdir. Doğada yürüyüşler, tenis oynamak, yüzmek, koşmak, at binmek ve spor salonunda aerobik dersleri ile çok mutlu olacaktır.

Oğlak
Oğlak burcu için en ideal tatil, dağlık bir bölgede olacaktır. Bu burç geleneklere ve tarihe önem verdiği için antik ve tarihi yerleri gezmekten büyük zevk alır. Hala arkeolojik kazılar yapılan bölgelere gitmek ya da bu kazılardan birinde gönüllü çalışmak hayatının unutulmaz tecrübesi olacaktır. Oğlak insanı eski, büyük ve geleneklerini koruyan otellerde kalmaktan büyük zevk duyar. İstanbul'da Pera Palas, New York'da Plaza, Londra'da Ritz Oteli gibi. Bunun yanı sıra Oğlak burcu doğada dere tepe yürümeye bayılır.
Oğlak, tatilinde biraz iş yapabilirse çok mutlu olur. Bu yanındaki insanı çıldırtabilir ama onun için iş, hayatının bir parçasıdır, ona büyük zevk verir ve bu yüzden de çok başarılıdır. Seyahatinde işle ilgili bir fırsat yakalayabilirse tatil daha da zevkli olacaktır.

Kova
Sıradan turistik bir tatil, maceracı ve bağımsız ruhlu Kova burcunu sıkacaktır.
Dünya kültürlerine, toplumların sosyal yapılarına ilgi duyan, entelektüel Kova, büyük sosyal değişimlerin olduğu Rusya, Çin, Hong Kong ya da Berlin gibi yerlere gitmelidir.
Kova burcu bilgisayarı olmadan yaşayamaz, tatilde iken aklı bilgisayarındadır. Diz üstü bilgisayarı varsa her yere taşır, yoksa mutlaka birisi onun için e-mail'ini kontrol ediyordur. Bağımsız ruhlu Kova insanının açık alanlara ihtiyacı vardır. Doğa harikası ıssız yerlerde özgürlük ve keşif duygusunu yaşayacaktır.
Her dakikası planlanmış turlar ona göre değildir. Kendi programını kendi yapacağı bir tatili tercih eder. Esintili bir karakteri olduğu için hiç bir gezinin katı kuralları ya da günlük programı olmamalıdır. Sürprizlere ve değişikliklere açık bir tatil düşünmelisiniz.

Balık
Balık insanı iflah olmaz bir romantiktir. Tatilinden iyice zevk alabilmesi için biraz fantezi olmalıdır. Gerçek, günlük hayata benzeyen sıradan bir tatil ona göre değildir. Su elementi Balık için en iyi tatil, ada ve deniz kenarında olandır. Dalga seslerinin duyulduğu, deniz manzaralı küçük bir otel, hassas Balık insanını rahatlatacak ve sakinleştirecektir. Balık fazla atletik olmayan yaratıcı bir burçtur, bu yüzden ağır sporlar yerine yüzmeyi, kürek çekmeyi, yelkenle açılmayı, şnorkelle dalmayı ve sahilde uzun yürüyüşlere çıkmayı tercih edecektir.
Tekne kiralamak harika bir fikir olacaktır, fotoğraf makinesi ile artistik yaratıcı fotoğraflar çekecektir. Balık burcu ayakları temsil eder. Balık insanı özellikle romantik aşk şarkıları ile dansetmeyi çok sever. Sezgileri gelişmiştir ve seyahat sırasında keşfetme duygusu ona zevk verir. Onu yapılması gereken tatil aktiviteleri ile programlamaya kalkmayın. İlginç şeyler bulursa kalmak isteyecek, özgür olamama hissi ise onu rahatsız edecektir..

06 Temmuz 2008

I LOVE MARMARIS.!!!



UZUN ZAMANDIR BASAN AFAKANLAR SONUNDA İKNA ETMİŞ OLMALI Kİ,
UZUN BİR DİNLENME EĞLENME DAĞITMA VE DİYET PROGRAMINA GİRDİK:)
MARMARİS E GİDİYORUM.ORDA ZAMAN BULURSAM YAZABİLİRİM BELKİ.
HEM ABİCİĞİMİ ÇOK ÖZLEDİM,ORDA YAŞIYOR CANIMIN İÇİ.
HEM BÜTÜN SENENİN YORGUNLUĞUNU ORDA BIRAKIP KENDİMİ ŞARJ EDİP GELMEYİ UMUT EDİYORUM.
(ÇOKMU ŞEY İSTİYORUM NE?)
KIZGIN KUMLARDAN SERİN SULARA ATLAYIP MEST OLUP İSTAKOZ KIVAMINDA BRONZLAŞIP
(ÇOK SEVİYORUM YANMAYI YAA,CANIM NE KADAR ACISA DA İLK GÜNLER:)
DÖNÜCEZ KISMETSE:))
İYİ GELİYOR BANA TATİL..


PAZARTESİ GECESİ YOLDAYIM.BELKİ ZAMAN BULAMAM MP3 ÜMÜ DOLDURURKEN YAZAYIM DEDİM.
GİDİP DÖNMEMEK VAR.HAKKINIZI HELAL EDİN.BEN BİLMEDEN ZERRE KIRDIMSA KİMSEYİ,
BİLİN Kİ ASLA KASTEN OLMAMIŞTIR.
YANLIŞ ANLAYANLAR OLDU BİLİYORUM,KENDİMİ İFADE ETMEKTEN ACİZİM
(HEP DERİM YA)
DÜZELTMEK İÇİN UĞRAŞMAKTA BANA GÖRE DEĞİL MALESEF O KADAR ENERJİM YOK VE ÇOK BİRİKİYOR BU KIRGINLIKLAR İÇİMDE.
ÇOK ŞEY BEKLEMESİNLER KUSURUMA BAKMASINLAR LÜTFEN:(


SEVİYORUM BEN SİZİ,
BENİ ÖZLEYİN ÇÜNKÜ BEN SİZİ ÇOK ÖZLİYECEĞİM...HOŞÇAKALIN..

05 Temmuz 2008

CADIM TATLI CADIM

BİLEN BİLİR,MASUMCA HAYAL VE İSTEKLERİN MİZAHİ BİR DİLLE SIRALANDIĞI,
HATTA TARTIŞILDIĞI BİR YER VAR.BİR SÜRE SONRA BAYIYOR UĞRAMIYOSUNUZ BİLE
AMA EĞLENCELİ ZAMAN GEÇİREBİLİRSİNİZ DE..ZEVKE KALMIŞ..BİZ KOLAY SIKILAN TİPLERİZ SANIRIM:)
KONU BAŞLIKLARI VAR (SİZ DE AÇABİLİYOSUNUZ)VE ALTINA
*BEN DE İSTİYORUM
YADA
*BEN ÇOKTAN YAPTIM
DEYİP YORUM YAZIYOSUNUZ,CADIMLA BEN DE ARADA TAKILIYORUZ VE İŞTE ONUN YORUMLARINDAN ÇALINTILAR:

# kızlar kendi fotoğraflarını çekerken hep aynı pozu vermesin

Teyteyetey ben onlara fabrika çıkışı diyorum:)
ütülü kafalar,suyu çıkasıca tokalar küpeler vs.,askılı fırfırlı rengarenk bitaraflarını gösterme amaçlı imal edilmiş bluzlar,boncuklu bileklikler,dar pantolonlar yada dübüründe kot etekler,telefon elde....vs.vs.vs.....
bunların hayatı aynı ya fotoğrafları farklı olsa kaç yazar ki.
bide şu pozlar var : 'masum kız uykuya dalmış' 'şeker kız candy saçını yaparken aynaya bakıyo' 'cimcime utanmış' 'muhteşem manken yüzünün yarısını göstererek ağzını açabildiği kadar açıyo' 'cici bebek öpücük veriyo'..
bide rocker takılan gizli tikiler var onlar da mümkünse ağlamaktan fln akmış gibi görünmesi için ruju,kalemi ağızlarına burunlarına sürerler sonra da bi duvar dibine çökerler yada odayı dağıtıp ellerini başına koyup filozof olurlar hehehe bi doğru düzgün gülümseyen yok yaa!
****************
# kızlar artık boyunlarını büküp kendi fotoğraflarını çekmesin

evet çekmesinler,aynı zamanda saçlarını nerden ayırıyolarsa ve nereye güzel bi toka takıyolarsa başlarının o kısmını çevirerek,kalem sürmüşlerse gözlerini ayırıp pörtleterek,o gün kıyafetlerini beğenmişlerse tepeden telefonu tutup çenelerinin altından ayak çıkmış gibi göstererek,saç uzunsa yandan önlerine alarak da fotoğraf çektirmesinler..vede aciz,amaçsız bi şekilde beğendikleri bi fotoğrafı heryere koyup suyunu çıkarmasınlar..

****************
# saçmalamak

itinayla saçmalarım..hatta bazen sıra arkadaşımla kafadan anlamsız kelimeler üretip bunu gerektiğinde küfürmüş gibi,gerektiğinde çok komik bişeymiş gibi,gerektiğinde bilimsel bi terimmiş gibi kullanırım..hatta ısrarla anlamını soran arkadaşlarıma ne olduğunu bilmediğimi söylediğimdeki yüz ifadeleri ve sonra bana kızarken onların da diline yapışması muhteşem bi duygu :> bunu da babanem ipşit demeye başlayınca anladım :D bir de günlerce otuz iki dişimi birden göstererek eşşek gibi sırıttığım matematik öğretmeni sonunda bana o şekilde karşılık verdi :D uzun lafın kısası,saçmalamakla kalmam,saçmalatırım da :)
****************
# ufo görmek

evet evet evettt,ayrıca o ufoyu mümkünse tarlada görmek ve taşlamak istiyorum :D heheheh
******************
# sevdiğim bir filmi tekrar tekrar izlemek

çok hoşa giden bişey ama filmin güncel güzellerden olması değil,insanın ruhuna iyi gelmesi daha hoş..tabi annemin bu kadar seyrettin hala anlayamadın mı zuhahahaha deyip mutlu olması gibi durumlar da oluşuyo ama olsun tek başınayken süper bi şey..yani insanın beğenebilme,değer verme gibi şeyleri hissetmesi..
******************
# vücudumdaki istenmeyen tüylerden sonsuza kadar kurtulmak

bizim okulun kimya laboratuvarında geçen sene bi gaz mı ne patlamıştı da çok sevgili kimyacımız ş.. hocanın kollarındaki kıllar toptan gitmişti sonunda o gazın patladığı makineye giricem bi daha çıkaramıcaklar :p
******************
# helyum gazı çekip konuşmak

evet evet,hatta beni zorla koroya alan müzik öğretmenimden intikam almak için içime helyum çekip mikrofonun önünde şarkı söylemek istiyorumm :D
******************
# yemin ettikten sonra dönmek

:( diyet konusunda,hala korkuyorum çarpılcam fln diye.çarpılmasan da içinde çok kötü bi his oluyo,tabi azıcık inançlıysanız ve kitabın üstüne fln yemin ettiyseniz..üzerinden bi hafta fln geçti ben tekrar başlıcam yeminimi tutmaya yoksa diyet diil de çarpılmak suretiyle zayıflıcam ..
*******************
# diyetler pazartesi başlamasın

nasılsa pazartesi başlıcem bu son diye(sanki ertesi gün o kaloriler iptal ediliyomuş gibim) tıka basa yinip bir aylık kalori alınmasın ayrıcanam bu diyetler salı günü bozulmasın.. bu sisteme karşıyımm!!
******************
# siyah duvarlarım olsun

siyah duvarlarım olsun annem sabah gelip uyanayım diye ışığı yaktığı zaman pek koymasın,odamın dağınıklığı belli olmasın,araya karışıp gideyim..
******************
# cep telefonunu duvara fırlatmak

süper olurdu ama yanında biri olcekki hava bascan yoksa telefonunu dağıttığınla ve babana nasıl açıklıcaını saatlerce düşündüünle kalırsın :D
*******************
# ata binmek

ata binmeden önce de saçlarımı yaptırmak da istiyorum ayrıcanam hem saçlarımı gereğinden fazla savurup hem de attan düşmemek istiyorum :D
*****************
# gerçek kesit in dvd leri çıksın

evet ya şahanın çektikleri daha profesyoneldi,sanki adama kamerayı fln vermişler onun da canı sıkılmış yoldan geçerken de o sarışın amcayı fln durdurmuş abiy gel eğlenelim diye başlamış..tabi o zaman bilmiyolardı bi efsane olacaklarını ...hehehe ..biz ilkokul piyeslerinde daha iyi rol yapardık:D
******************
# arkadaslarımın derdıne derman olmak

aslında o kadar açık konuşup bazı şeyleri yüzlerine vurmama rağmen neden hala gelip dert yanarlar bilmiyorum ama bazı gerizekalıların anlatıp anlatıp sen anlatmaya başlayınca dikkatini inatla başka bişeye yoğunlaştırmalarından neffrrrretttt ediyorum..bidaha da gelip konuşamıyolar benimle.
******************
# takip edilmek

aslında filmlerdeki gibi polisiye bi olay değil genelde arkandan gelen seni taciz etmek isteyen yada senin için kendini muhteşem sevgili adayı olarak gören ve kendini sana bahşetmek ikonusunda ısrar eden kıronun teki oluyo..yanında tırsık bi kız arkadaşın varsa o an korku dolu dakikalar yaşayıp sonra da gülmekten ortadan ikiye yarılabiliyosun:D hatta bi gece üç kişiydik arkadaşım bayan kompleks ben ve onun bi misafir arkadaşı yürüyoduk,uzun zamandır giymediği bieteğini giymişti arkadaş.peşimize takıldılar ama sırf çene :) sonra peşimizdeki mahlukatları mahallemizin atarici abisine emanet edip misafir arkadaşı da evine bırakıp güvenli bi köşeye sığındık..bayan kompleksin nefes alış verişi düzeldikten sonra söylediği ilk şey bi daa bu eteği giymiycem hep o yüzden bunlar oldu :D (ertesi gün apar topar evine bıraktığımız misafir arkadaştan öğrendim ki mahlukatlar sağdaki kızın yani ayıptır söylemesi bendenizin peşindelermiş,bayan komplekse o eteği tekrar giyebilirsin bi sorun yokmuş diyip pislik yapmak da ayrı bi zevkti :))
*******************
# bir konuda çok yetenekli olmak

resim yapmak,konuşmak ve pot kırmak konusunda bayağı yetenekliyim:D
******************
# insanlara gerektiğinde kırmayı umursamadan cevap verebilmek

zamanında yaptığım bişey değil,öyle konuşurum..ilk başta insan senin konuşmanı beğenmiyosa defolur gider,bunu kabul ede ede geliyosa zaten aramızdaki önemli bi engeli aşmış olur.ne söyliceğini biliyo olur yanına gelirken,sana hesap sorarken ben böyleyim bilmiyo muydun dediğin zaman gıkı çıkmaz..inanılmaz bir tecrübe.

VE BENİM İLK DEFA GÖRDÜĞÜM,BENİ ÇOK ŞAŞIRTAN YORUMU:

# eski bir sallanan sandalyeye sahip olmak

annemin en büyük çocukluk hayalidir her zaman ertelense de unutulsa da ne kadar büyük bi hayal olduğu hatırlanınca anlaşılıyor..daha yeni alabildik,evin baş köşesinde ve annem çok mutlu.. gene de annamin bu hayalini başlatan,çocukken gördüğü ve ruhuna yerleşen o ilk sallanan sandalyeyi bulup ona hediye etmek isterdim.. hem belki bana biraz daha anlayışlı olurdu bazı konularda..
*******************
not:şu an bunun analizini yapıp türkçe hatalarından ve argomsu dilinden dolayı kalaylanmakta sevgili cadım:D
hem her zaman "ben senin velinimetinim ben olmasam ne yazıcaksın" der ya bana,e o da beni epey malzeme etmiş gördüğünüz gibi,ve bana hiç benzemediğine bir kere daha kanaat getirdimsede bu gece,sert kabuğunun içinde bir hazine olduğunuda gördüm,sallanan sandalye hassasiyetinden dolayı,onu da başka gün anlatırım.


son not:BU ARA TATİL HAZIRLIKLARI VE DOKTOR KOŞTURMASI İÇİNDEYİM
YORUMLARINIZA CEVAP VEREMEDİM YA DA KENDİ SİTELERİNİZDE VERDİM,
ÇOK TEŞEKKÜRLER,SEVGİLER..

01 Temmuz 2008

YORGUNUM YOĞUNUM YORGUUUNNN..!!!!

Bu ara anneciğimin naz seansını hala tamamlayamış olmanın ezikliği içindeyim,aman yanlış anlaşılmasın başımın üzerinde yeri var,çok seviyorum onu elbette.Ama anlamanız için tanımanız gerek ne diyim..Buluttan nem kapan,sürekli her yeni çıkan hastalığın onda da olduğuna kanaat getiren,sürekli şikayet eden ve ona bakıp pohpohlamamı isteyen bir anneciğim var Allah ömür versin..Ha bir de sürekli susucaksın..
Tam geçen salı başladık doktora gittik(tam yanındaki blogta,apartman blogu ama:))
Bütün herşeyi vardı ama doktoruna dedim lütfen tekrar yapalım sürekli fenalaştım diyor çünkü (aynı gün içinde kaslarının ve kemiklerinin gitgide eridiğini,başının bir kere daha döndüğünü ve tansiyonunun çoğu zaman "bana kızıp" çıktığını söylemeyi başarabiliyor anneciğim)
Neyse ertesi gün tomografi çektirdik,kan tahlilleri yaptırdık,bir sonraki gün için ancak MR sırası alabildik.
Ertesi gün akşam 8 de MR için 1 saat yolculuk yaptık(2.kez) şükür oldu fazla beklemedikte orda.
Ama cuma çektirebildiğimiz için sonuç pazartesi dediler.
Her hastanede MR Tomografi vs olmadığı için bir çok götürüp ilgilenecek kimsesi olmayan insan hastanelerde perişan oluyor buna kesin bir çözüm bulunması için kımıldanma var mı acaba?
Yoksa illa her ay söke söke aldıkları sosyal güvence primlerinden vazgeçip,hakkı olduğu halde en ufak bişeyde gidip özel hastanelere paramı yağdırmak zorunda insanlar?
Olmayan ne yapacak peki?
Arabamla kendim gitmesem o kadar yol için hastamla (göya devlet güvencesi için bile) cebimden kaç para çıkması gerek farkındalar mı merak ediyorum??
Benim anneciğimin çok ciddi birdurumu yok tek başına da halledebilir bunları,maddi durumuda gayet yerinde.Hatta salamonla yarışacak cimrilik öykülerimiz var.:) ve özel bir hastaneden aldım zaten ben ona randevu,lakin tam yan komşusu olan doktor devlet hastanesinde çalıştığı için, ilaçları yazarız deyip aklını çelmiş,ama hiç abartmıyorum,muayenehaneye gelmeyene su yok burda..!
Önce gidip muayenemizi "özel" kliniğinde yaptırdık."Özel" bir ücret ödedik tabii.
Ertesi gün hastanede tahlilleri yaptırdık ama anlaşmalı bir kuruma tomografi için gittik(hastane dışında)
MR içinse dediğim gibi dünyanın diğer ucundaki bir hastane,üstelik eski sigorta demeye yerindikleri için yüz kere nerde dediğimiz halde açıklanmayıp 1 saatide arayarak geçirdik.
YANİ ÖZEL BİR HASTANEDE YAPILACAK TAM TEŞEKKÜLLÜ CHECK-UP U AŞTIK..!
Dün MR ı alıp (ayrı anlatıcam dünü de) anneme teslim ettim amaaaa doktor buraya gelirsin teyzem hastaneden ben sonuçları alırım,seni oraya çağırmam dediği ve sonuçları aldığı halde bugün ısrarla tekrar hastaneye çağırınca sabahın köründe gene hastaneye gittik,sıraya girdik,kalabalık değildi bizim bölüm ama bekledik sonuçta.hatta annem içeri girip sekreter kızın molozluğu yüzünden sıra numarası almamışsın deyip geri çıktı ve içindeki kağıdı gösterdiğimde birde bana çemkirdi bunu elime niye vermiyosun diye(!!!)
Hayatı boyu abuk sabuk şeylerden suçlanıp durmuş ben delirmemek için zor tuttum kendimi,annecim sıra almak için bekledim görmedin mi içine koymuş kız (doğal olarak) hem içerdekinin hatası bulamamak dedimse de ,içimdeki ateş sönmemiş şu an ağladığıma göre:((
Neyse sonuçta iki hap yazıldı o kadar,bu harcanan para ve zamanla fabrikasını alırdık sanırım:)
Ama şükürler olsun,Allah ciddi hastalıklar göstermesin sağlık versin annelerimize.

Biraz güzel şeylern bahsedeyim,dün mr ı almaya gidecek olduğum için sevinip gene kendine pay çıkartan cadı,hemen arkadaşını aradı,birlikte önemli bir işimiz vardı(?) onu hallettik,yeni açılan alışveriş merkezinin altını üstüne getirdik,birkaç fotoğraftan sonra hem de tam türk kahvemi çekecekken digital camin pili bittiyse de keyfimiz kaçmadı..Yani bu yaşta hala seni sağa sola çekiştirip koşturmaya devam ediyorlar demedi deme(o lendini bilir:)) hipersosyal arkadaşım nereyi tavsiye ettiyse oralara da gittik:)) Çay kahve içmeden yürümeyen bir teşkilat var sanırım benim bünyemde zaten..Kahvelerimizi içtik dinlendik biraz ama gene yola devam:)

Sanırım yarın veya perşembe yine gidicez,cadılarla veda edelim gözümüz şenlensin..
sevgiyle..
NOT:benim cadım hangisi bulun bakalım:)

FARKINDA OLMALI İNSAN

Farkında Olmalı İnsan...
Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı.
Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen...
Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını
Fark Etmeli.
Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını
Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını
Fark Etmeli.
Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahirete Nispetle Anne Karnı Gibi Olduğunu
Fark Etmeli.
Henüz Bebekken 'Dünya Benim!'Dercesine Avuçlarının Sımsıkı Kapalı Olduğunu,
Ölürken De Aynı Avuçların 'Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum İşte!'Dercesine Apaçık Kaldığını
Fark Etmeli.
Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını Fark Etmeli.
Baskın Yeteneğini
Fark Etmeli Sonra.
Azraillin Her An Sürpriz Yapabileceğini,
Nasıl Yaşarsa Öyle Öleceğini
Fark Etmeli İnsan
Ve Ölmeden E vvel Ölebilmeli. ?
Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte
Ama Kendisinin Güzel Hazı! rlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek Yediğini
Fark Etmeli.
Eşref-İ Mahlûkat (Yaratılmışların En Güzeli) Olduğunu
Fark Etmeli.
Ve Ona Göre Yaşamalı.
Gülün Hemen Dibindeki Dikeni Dikenin Hemen Yanı Başındaki Gülü
Fark Etmeli.
Evinde 4 Kedi 2 Köpek Beslediği Halde
Çocuk Sahibi Olmaktan Korkmanın Mantıksızlığını
Fark Etmeli.
Eşine 'Seni Çok Seviyorum!' Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş Gücünü
Fark Etmeli.
Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini
Ama Arka Sokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu
Fark Etmeli.
Zenginliğin Ve Bereketin Sofradayken
Önünde Biriken Ekmek Kırıntılarını Yemekte Gizlendiğini
Fark Etmeli.
FARK ETMELİ..
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür,
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,O Da Bugündür.

Hayat Kısa,
Kuralları Yık,
Kolay Affet,
Yavaş Öp,
Kalpten Sev! ,
Kahkahalara Boğul,
Ve Yüzünü Güldürmeyi Başaran Hiç Bir Şeye Sırtını Dönme...