04 Mayıs 2008

RAPIDSHARE DAN DOSYA İNDİREMEYEN KEDİ DÜŞMANLARI BURAYA:))

Bugün rapidshare den birkaç şey indirmem gerekti,masaüstünde çok birikmiş ıvır zıvır vardı,şablonlarla boğuştuğum için bu ara,temizlerken içim daraldı,bembeyaz wallpaper lar aradım,e buldum ama rapid den..
Merkez den Şirden Pinhani yi eklemiş bana ödül gibi,nasıl istedim hemen indireyim ama rapidte takıldım kaldım,niye? uzun zamandır kullanmamışım demek ki bir baktım kediler basmış:(


Sordum hemen,bu nedir?4 kodluk yere nasıl sığıcak 6 kod diye:(((cevap gelmedi,yoktu kimse demek orda..Saatler sonra arattım buldum(sabah neden aklına gelmedi diyeni vururum:)
Meğer kedicikli olanları bulup yazıcakmışız,bana hepsi aynı göründüydü o anda,ama değilmiş:P
Sonra açtım hemen pinhaniyi indiricez ya,aaa bi bakarsın güvenlik sorusu yok??
AA nası oldu bu dedim başka şeylerde denicem olmadı,ardarda olmuyordu ya,kapatamadım da pc yi,yazıya da başlamıştım taslakta bıraktım,öğrenicemde anlatıcam ya..yoksa eski verileri silip fişi çektikmi devam ediyoruz indirmeye de..
Şimdi geldim kapamaya ama şimdi açıldı ve gene kod mod sormuyo bir de şu yazıyo mutlu mesut:
The RapidShare Happy Hours are active right now. Have fun!

Rapid mutlu,sen mutlu,lerzanın canı cehenneme diyo yani hehe:))

Hatta ardarda 2 dosya indirdim,wallpaperlarım çok güzell,içim açıldı,bu rapidi anlayan beri gelsin banada anlatsın:)) AMA BEN SİZE ANLATMIŞ OLDUM O BAŞKA:)

PİNHANİ ye söz yok,şarkılar çok güzel,tekrar teşekkür ettim.
İŞTE BURDAN İNDİREBİLİRSİNİZ SİZDE

03 Mayıs 2008

"ACILARINIZI KUMA VE İYİLİKLERİ TAŞA YAZMAYI ÖĞRENİN"

Bir hikaye, iki arkadaşın çölde yürüdüğünü anlatır.
Yolculuğun bir noktasında bir münakaşa olur ve biri diğerine tokat atar.
Tokadı yiyenin canı acır ama bir şey söylemeden kuma şöyle yazar :
"BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BENİ TOKATLADI".
Bir vahaya gelene kadar yürümeye devam ederler ve suya girmeye karar verirler.
Tokadı yiyen bataklığa saplanır ve boğulmaya başlar ama arkadaşı kurtarır.
Yarı boğulmadan kurtulduktan sonra bir taşa şöyle yazar :
"BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM HAYATIMI KURTARDI".
Tokadı atan ve hayat kurtaran sorar :
"Canını acıttığımda kuma yazdın neden şimdi taşa?"
Diğeri cevaplar :
"Birisi canımızı yaktığında kuma yazmalıyız ki bağışlama rüzgarı silebilsin ama biri bizim için iyi bir şey yaparsa taşa kazımalıyız ki hiç bir rüzgar silemesin..

"ACILARINIZI KUMA VE İYİLİKLERİ TAŞA YAZMAYI ÖĞRENİN"

***************
sizinkiler kuma yazılsa ve puff diye savrulsa bile...Bnan hep öyle oluyor da..
yorgunum,uykusuzum keyfim yok ama kahve istiyorum..
hemde her çeşit.içemem,uykum kaçar diyenlere şaşıyorum:)
Benim içmezsem uykum kaçıcak:))içmeden yatmıcam..
Tv karşısına geçeyim biraz da mayışayım.Buyrun;

01 Mayıs 2008

Oruç Aruoba..

İnce Ellerin
Nasıl ince, ellerin, parmakların
Coşkuyla ağırlığını kavrarken yaşamın,
Nasıl katı, nasıl soğuk, kurşunların
Sessiz ve dingin dünyanda yaşaman için.
Orada mısın?
Göremiyorum seni—
Öylesine yoğun bir karanlık
Uzanıyor ki benden sana
Gözlerim
Delinmiş gibi.
Orada mısın?
Densiz gülüşlerden uzak—
Kuruyor musun beni?
Ben ki
Yılların yağmurlarıyla çürümüş
Tahta gibiyim:
Dokusu grileşmiş,
Artık yalnız,
Ateşe atılabilen.
Beni
Kuruyor musun—
Arsız gürültülerden uzak
Orada?
Sessizliğim:
Orada
Duyuruyor mu beni sana
Buradan,
Rüzgarın dalları
Bir an
Bıraktığı aralarda?
Oruç Aruoba

29 Nisan 2008

Yakınlarımız dışında bizi etkileyen üç kadın..

Sevgili FORTUNA beni mimlemiş,onur vermiş,çok teşekkür ediyorum tekrar.Hem silkelenme zamanım geldi bu ara değil mi?
Konu;yakınlarımız dışında bizi etkileyen üç kadın..Aklıma ilk gelen ve bende hayranlık uyandıranlarla başlamak istiyorum ,


SEZEN AKSU
O bir yengeç burcu.Benim gibi:)Gel-gitleri çok olan ve her ruh durumunu yansıtabilen biri.
Ve benim hayatta en kıskandığım şeyi,duygularını sözcüklere dökebilmeyi en güzel şekilde yapan kadın.Birde bunu melodilerle CANLANDIRIYOR..Hayat veriyor..
İnanılmaz bir yetenek,Tanrısal bir güç gibi bişey bu benim için.Her hali içten,içinden geleni söylüyor,yazıyor ve yapıyor.Sadece bu bile takdir edilmesi için yeterli benim için.Ve asla egosunun esiri olmayan,paylaşmayı seven,insanları seven,gençlere gönülden yardımcı olan başka biri var mı?Kaç kişiye yol açtı ama gördüğüm çoğu zaman nankörlükle karşılık buldu.Gene soğumadı insanlardan.Nadiren bi şarkı hoşuma gittiğinde mutlaka sezen in eseri çıkıyor.Sözleri o kadar yakın kalbime.Bende her dönem izi olan şarkıları var.Dinlemekten asla bıkmadığım tek isim o.Onun şarkılarıyla hayatımı anlatabilirim.:))kitap ta yazdı serçem..
Anlatmaya kelimeler yetmez zaten sevmeyen yok nerdeyse.Sahnede devleşen minik serçe..

Ve AYSEL GÜREL..Pek çok insanın olmak isteyip olamadığı kadar dürüst ve kendisi gibi yaşadı.Özgürlük onunla başka bir anlam buldu:)Bir röportajında izlemiştim hiç unutamam;"deliyim derseniz kimse laf etmez,yoksa her yaptığım laf olucaktı rahat edemiyecektim ama böyle delidir yapar o dediler rahat ettim,bu yüzden kendim taktım bu lakabı" demişti.Gencecik kaldığı zaman hayatın ortasında 2kız çocuğuyla,korunma yolu seçmişti bunu kendine ama yazdığı sözlerde ruhunda nasıl bir kırılganlık ve güzellik taşıdığı ortadadır.Aysel Gürel kendisini şöyle tanımlar; İki ayrı Aysel Gürel var. Biri perukasını takar, makyajını yapıp delimtrak hareketlerle ilgi çeker ve lafı patlatır. Sabah kalktığında kapıyı çekip Amerika’ya gidebilecek bir Aysel. Bağımsız, özgür bir kadın. Diğeri de öğretmen kimliğinde, kültürlü; bunu çekinmeden söylüyorum,çünkü kültür Türkiye’de tamamen dibe vurdu. Alfabeyi okuyana, internetin başına oturup yazan çizene ne kültürlü diyorlar. Kültür sonsuza kadar okumaktan geçer.. Nasıl haklı..
TOPRAĞI BOL OLSUN.Kızının okuduğu vasiyeti ise şuydu:
“Tüm kadınlara söyle; bilsinler ki ben 80 yaşıma kadar çalıştım ve dimdik ayaktayım. Çalışmak ve ayakta kalmak güç ama ben başardım, tüm kadınlar da başarabilir
"
Komik bir anı ise şöyle:
Apartmana bocek ilacı yaptırmak isteyen komsularına;" bocekler sinekler bu dunyanın gercek sahipleridir onları olduren katildir "demis apartman sakinleride kızlarını arayıp anneniz boyle boyle diyo demisler mehtap ar soyle cevap vermis:
annemin evde besledigi hatice isimli bir hamambocegi vardı onu terlikle oldurdugum icin bana katil diyip beni evden kovdu ben karısmam:))

EMMA GOLDMAN, 19. yuzyil sonlari 20. yuzyil baslarinda yasamis bir anarsist kisilik.. bugunku litvanya topraklarinda dogup buyumus, 19. yuzyil sonlarinda underline;"A.B.D'ye goc etmis, oralarda bir taraftan cesitli islerde calisirken,bir taraftan da anarsist harekete katilmis ve bir ara evlendigi Alexander Bergmanile de burada karsilasmistir. ilk baslarda siddet yanlisi anarsist kimliğe mensup olmussa da, sonradan hümanist anarsizme dönmustur.
20. yuzyil baslarinda yaptigi birinci dunya savasi ve askerlik aleyhtari propaganda yuzunden, vatandasliktan cikarilmis, kocasi ile birlikte sovyet rusyaya surulmus, orada gordugu otoriteryen sosyalizmden midesi bulanmis olarak orayi da terketmis, ve 1940'daki olumune kadar bati avrupa ve kanada'da yasamis ve anarsist faaliyetlerine devam etmistir. Tutkuyla dans etmesini eleştiren yoldaşlarına işte böyle cevap verdi Emma Goldman: “Dans edemeyeceksem bu benim devrimim değildir!” 20. yüzyılın başında Amerika’da doğum kontrolü, eşcinsellerin özgürlüğü, 8 saat çalışma hakkı için savaşan, özgür aşkı savunan ve “Kızıl Emma” lakabıyla anılan Emma Goldman, bir anarşist ve feministti. Özgür ruhunu yansıtan yukarıdaki sözleriyle hem çağdaşlarını hem de gelecek kuşaktan bir çok kişiyi derinden etkiledi.Kitapları
..buyrun burada ve mutlaka tavsiye ediliyor,ben birini ısmarladım.

Yabancı birilerini özellikle yazmak istemedim.Anılması gereken,hayranlık uyandıran o kadar değerli Türk bayanlar var ki.Ama Emma bana bizden birini anımsattı,HALİDE EDİP ADIVAR ı..:)

VE BİZİM TARİHİMİZDE GURUR DUYULACAK ,DÜNYAYA ADINI DUYURMUŞ,
ÖZELLİKLE "İLK" LERİ BAŞARMIŞ İSİMLER VAR.
3 LE SINIRLAMAK HAKSIZLIK OLUR,HEMEN AKLIMA GELENLER;

SABİHA GÖKCEN,
Dünyanın ilk kadın savaş pilotu , Atatürkün manevi evladı.Sabiha Gökçen'in temsil ettiği değerleri son derece yalın ve çarpıcı bir biçimde anlatan klasik rock opera tarzında bestelenmiş eserin anlamlı sözleri:

Gökyüzü kapkaranlık
Tek ışık bile yok
Kanatları umudun çaresizce kırık
Gördüğün ilk bulut,gökyüzünde yanan ateş
Sonsuzlukta bir kadın o; elleri güneş.
Önce bir çift çelik mavi göz gördü
Göklerde ilk meşaleyi
Kanatlandı zafer özgürce fethetti göğü
Bir milletin sevgisini...

AFİFE JALE
Tiyatronun Ilk Müslüman Kadin Oyuncusu..Düşünün nasıl bir cesaret ve özgüven:)

HALİDE EDİP ADIVAR
Unutulmaz yazar. Hayatı yazmakla bitmiyecek başarılarla dolu.1920'de Anadolu'ya kaçarak Kurtuluş Savaşı'na katıldı. Kendisine önce onbaşı, sonra da üstçavuş rütbesi verildi.Sonra fikir ayrılıkları sebebiyle ülke dışında yaşamak zorunda kaldı ve muhteşem eserler yazdı..Birsürü dile çevrildi ve ingilizce yazdıklarıda var.Hayatını ibretle okumakta fayda var.Yazmakla olmayacak.

SEMİHA BERKSOY
İlk Türk kadın opera sanatçısı ve ressam

ve Ayşe Kulin (onuda çok severim) bir romanında tanıdığım FÜREYYA (KORAL)var okumanızı tavsiye ederim muhteşem bir tarihi kitap.



Ben de ZARİFEMİ, ÇİÇEĞİMİ ,GÖKKUŞAĞIMI,
,e birde erkek gözüyle lazım,sevgili RECEP HİLMİ kardeşçiğimi MİMLİYORUM davranın kalemlere..(kişi sınırı yoktu herhalde değil mi?:))

28 Nisan 2008

anaaaa bu neee

yazlık şablon yapıyoruz diğeri kışlık olsunmuş içimiz kararıyomuş,anında gaza gelen şahsiyet,yani bendeniz,oyalanmaca yapıyorum..az müsade:))

27 Nisan 2008

KÜÇÜK MUTLULUKLAR


Küçük derelerdir büyük nehirleri oluşturan

Küçük mutluluklar, küçük, küçücük derelerdir

Büyük nehri ararken üzerinden atladığın

Arkana dönüp de bakmadığın

Küçük mutluluklar

Çıtır çıtır Kızılay simitidir, çayın yanında

Aniden radyoda karşına çıkan şarkı

Kar yağınca tatil olan okul

Başarılı bir rejimin birinci günü

Sokakta sevebildiğin kedi

Yürüyen güvercinin kafası

Tenekedeki fesleğen

Kurumuş çamaşırlar, bir kış ikindisi

Geri gelen elektrik

Babanın hikayeleri

Annenin yemeği

Tamir ettiğin alet

Yeşil tişörtün, yatarken giydiğin

Bir dostun başarısı, neler çektiğini bildiğin

Elini sımsıkı tutan minik el

Dudağında ıslık yürüdüğün yol

Birden çıktığın yolculuk

Sana açılan kapılar

Sana kapıyı açanlar

Hoş gelenler

Hoş buldukların

Yalnız kalabilmek - dilediğinde

Kavuşabilmek - özlediğinde

.

.

.

(Gerisini ve milyonlarca satırı boş bırakıyorum;

kendi küçük mutluluklarını yazman,

bundan da küçücük bir mutluluk duyman dileğiyle...)

düş hekimi yalçın ergir

**********

PEKİ SİZ BİLİYOMUSNUZ KÜÇÜK ŞEYLERLE MUTLU OLMAYI?
YOKSA SİZ DE MARKA GİYMEDEN MUTLU OLMAYAN,
AZLA YETİNEMEYEN,
PARANIZ YOKSA DENİZ KIYISINDA YÜRÜYÜP YAŞADIĞINA ŞÜKRETMEYEN,
Bİ BARDAK ÇAYLA Bİ SİMİTLE YÜZÜ GÜLENLERDEN DEĞİL MİSİNİZ?
O ZAMAN ÇOOK ŞEY KAÇIRIYOSUNUZ HAYATA DAİR..
BENDEN SÖYLEMESİ..

ÜŞENİYORUM,ÖYLEYSE YARIN..!!

Kısa bir aradan sonra başladım blogları turlamaya,dostlarıma mesaj yazmaya,iyiki varsınız demeye:))
Son birkaç gündür mause.la sorunum halloldu gibi görünüyor,
amaa lakin bu seferde karşımda açık olan sayfaya öylece bakakalıyorum.
Sanki hiç birşey yaşanmamış,her günüm diğerinin aynı,hiç bir şeye gülüp ağlamamışım,hiç bir habere tepki göstermemişim gibi kalakalıyorum..
Yada yazmaya değer bulmuyorum kendimi,benim duygularımı.Herkesten farklı değiller ki,ya da öyleler..Çok farklı..Bilemiyorum ki..
Her yapmam gerekeni bir sonraki güne erteliyorum sürekli bugünlerde.
Ve hiçbir yapmam gerekeni yapamadığımı hissediyorum..Yetiştiremiyorum..Yada ucu ucuna ilişik gidiyor.Hep bir geçkalmışlık var içimde..Her şeye..
Hep benden şikayeti var birilerinin.Ben her şeyi içimde tutarken,sanki kusmak için yer arıyor gibiler,hemde göya beni kırmadan,benim iyiliğim için..
Ciddi dişe dokunur bir şey yok üstelik..Olsa düzeltirdim..Gerçekten.

Anlamıyor muyum insanları..??
Anlamaya çalışıyorum en azından,aynı fikirde değilsem,ya da beğenmiyorsam bile değiştirmeye kendime uyarlamaya çalışmıyorum en azından,farklılıkların oluşturduğuna inanırım çok renkliliği ve başka pencerelerden bakmayı öğretir hayata her insan..Bu yüzden şikayet etmeye eleştirmemeye çalışırım,elimden geldiği kadar.Ama aka kara dedirtemez kimse bana...
Anlatamıyorum o zaman..Evet bu..:))

Neyse,bunları okuyup depresif bir durumda sanmayın..İyiyim..Daha iyi olucam..Sadece daha sert müzikler dinlemeliyim:))
Birde yeni kitaplar almalıyım..Yeni duyduklarımı.Liste halinde yazıcam onlarıda.Elinde olup okumuş olan varsa yollar belki ödünç olarak,sanal kütüphane açarız ne güzel olur değil mi??

Öptüm hepinizi...
Image Hosted by ImageShack.us

10 Nisan 2008

İÇİMDE YAĞMUR..


keyfim yok bir kaç gündür..yazasım da yok bu yüzden..
Yanlış anlaşılmaktan,kendimi ifade edecek söz bulamamaktan yoruldum..
Susuyorum artık..
Nasılsa ağzımı açınca benden gelmiyor gibi ağzımdan çıkanlar heralde-ki anlamıyorlar..
Anlatamıyorum ben yada vazgeçiyorum zaten yarı yolda.Sonuçta benim bildiğim senin anladığından ibaret kalıcak diyorum..

Yorumlarınız benim için çok değerli,onlara bile yazacak dermanım yoktu,özür dilerim..
Ama yazıcam tek tek,kalbime yazdığıma inanın..İyiki varsınız..

Şimdi gene müzik dinlemeye verdim kendimi.Zaten yeni-eski dostlarım albümlerimi dinleyemedim doğru düzgün pc de ses sorunu vardı.Hallettim.Onları dinledim.

Şimdi YÜKSEK SADAKAT dinliyorum.
Bu ses iyi geliyor bana..iyi..
Huzur veriyor.
Çok ihtiyacım var bu ara.
Şarkılardan birini upload etmek istedim sizin için.Tümünü etmişlerdi imeem.de.
Koydum çalarmı bilmem.Çalmassa tıklayın,arada değişin şarkıları ama dinleyin..
Özellikle ........:))bakalım boşluk herkes için aynı mı?
İçimde yağmur da onların bi şarkısı.karttaki şiir de..katil &maktul albümün adı.
Yarın gidip satın alıcam albümü:))

not:yukarıdaki poemcard benim eserim:))
eskiden bir blogum vardı hatta sadece bunlardan kurulu..arada yer vericem şiirlere eşlik
etsinler diye..


Bu gece unuttum ne yazacağımı..ne için açtığımı bu sayfayı..

07 Nisan 2008

HAYATINIZ SEÇTİĞİNİZ KADINDIR‏



Harun Reşit savaşta esir aldığı düşman generale :

-Hayatını bağışlarım ama bir şartım var , der.
'Kadınlar hayatta en çok ne ister?' budur bilmek istediğim....
Bu sorunun yanıtını getir ; kurtar kelleni der.

General sorar soruşturur bu çetin sorunun yanıtını aramaya başlar ve
Kafdağındaki bir cadının bunu bildiğini öğrenir....
Günlerce gecelerce at koşturur , cadıyı bulur ve sorar:

-Kadınlar hayatta en çok ne ister?

Korkunç cadı yanıt için öyle bir şart ileri sürer ki yenilir yutulur
cinsten değil.....

-Evlen benimle!!!!.....
O zaman öğrenirsin ancak istediğini...

Bu ölümcül teklifi kabul eder general ve doğru yanıtı alır almaz koşar
Harun Reşit'e ve :

-Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek ister!.

Harun Reşit generalin hayatını bağışlar ancak cadıya da evlenmek için
söz vermiştir.
Neyse evlenirler.İlk gece General bir bakar ki , o korkunç cadı
dünyalar güzeli bir afete dönüşmüş karanlık odada...
Konuşur cadı :

- Benim kaderim böyle.... Günün sadece yarısı güzel olabilirim , diğer
yarısı çirkinim der.Ne dersin?
Geceleri seninleyken mi güzel olayım ,
yoksa gündüzleri dışardayken mi?.....

General düşünür ve :

- Sen bilirsin kararı kendin ver der.İşte o an korkunç cadı sonsuza
dek güzel bir kadın olarak kalır....
........................................................................

Peki bu öyküden çıkarılacak 3 ders nedir???

1.Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek isterler.

2.Özgür iradesiyle hareket eden bir kadın her zaman güzeldir.

3.İster güzel olsun, ister çirkin olsun her kadın aslında bir cadıdır. :)

Hayatınız seçtiğiniz kadındır....
Zevkli bir kadına rastlarsanız zevkiniz,
bilgili bir kadına rastlarsanız bilginiz ,
zeki bir kadına rastlarsanız zekanız gelişir.

Hayat kat kattır.Babil'in Asma Bahçeleri
gibi teraslar halinde yükselir ve bir terastan bir terasa sizi kadınlar götürür.
Ve bugün durduğunuz teras , seyrettiğiniz manzara ,
gördüğünüz hayat yanınızdaki kadının terası ,manzarası ve hayatıdır...

Hayatınız seçtiğiniz kadındır......

*****************
Şahane bir yazı -bence-
hayatımız nasıl seçtiğimiz erkeklere bağlıysa,
bi kadında bir erkeğin hayatını değiştirebilir..
mahfedebilir de..
taçlandırabilir de..

pişman olmayacağınız seçimler diliyorum..

06 Nisan 2008

You're my only fascination ...

Oyun zevkle devam ediyor arkadaşlar,her uğrayan devam etsin rekor kıralım:))

Ama daha fazla bekletemezdim acil mutluluğumu paylaşmam ve teşekkür etmeye çalışmam gerek dilim döndüğünce..
Bazı şeylerin sizin içinizde çok derin anlamı vardır ama bunu dile getirmek zordur ya,her zamanda diyorum ben yazarak kendimi ifade etmeyi,sözcükleri duygularıma bağlayacaksam eğer,başaramayanlardanım..
Yani yazmaması gerekenlerdenim..

"YAZMAK MI BOŞALTIR İNSANI SÖYLEMEK Mİ?
AĞLAYARAK AKAR MI BÜTÜN ACILAR?
İÇİMİZDEKİ BASKILAR?"

Bu şiirin devamını yazamıcam çünkü sadece bende var..Ve bu şiiri yazan kişi süper ingilizce bildiği,ben de sürekli ingilizce şarkı dinlediğim için bunları da dinledin mi diye beni tanıştırdığı 2 albüm vardı..Hele biri hipnoz ediyordu beni,hatta ağladığımda,hemen bu şarkıyı açalım,şimdi dans ederek uçarak gelir buraya diyomuş:)))
Uçmamın tek sebebi şarkı mıydı bilinmez..
Ve onun sözleri..

Some lucky day
You came my way
And shared my joy and sorrow
With words so true
You colored blue
The clear skies of tomorrow

I touch your hand
And once again
You gently say you need me
You're more than spring
The love you bring
Is laughter for every day

You're my only fascination
My sweet inspiration
Everything I hoped would be
You're the dawn that rises for me
My summer wind from the sea

You're my only fascination
My sweet inspiration
You're my tender harmony
If it's rain, it's music I hear
Only because you are near

The words you say
In your own way
Can fill my heart with sunshine
Somehow I know
This love will grow
And that you'll always be mine
The morning dew
Can talk to you
When you awake each morning
The friendly wind
Will stop and sing
The moment you say hello

You're my only fascination
My sweet inspiration
Everything I hoped would be
You're the dawn that rises for me
My summer wind from the sea

You're my only fascination
My sweet inspiration
You're my tender harmony
If it's rain, it's music I hear
Only because you are near

You're my only fascination
My sweet inspiration
Everything I hoped would be
You're the dawn that rises for me
My summer wind from the sea

You're my only fascination
My sweet inspiration
You're my tender harmony
If it's rain, it's music I hear
Only because you are near...near


E bende fırsat bu fırsat,büyülendiğim bu şarkıları dinlerken sürekli
"hadi türkçesini söyle"dediğim için sadece melodisine değil sözlerine de hayrandım..
Ve sırf bu yüzden nerdeyse sınırda olan ingilizcem,şarkıları türkçeye çevire çevire 98 olmuştu:D
My only fascination-Sen yalnızca benim fantazim-düşümsün,sen gerçek olamazsın diyordu ve ben kendi gerçek olamayacak düşlerime dalardım..Olmasını umardım..o yaşlarda "imkansız" diye bişey yoktu ki..

Anlatmam çok zor..çok şey hatırlatıp gözbebeklerimin dolmasına sebep olan bu kasetler,zamanla zarar gördü tabii,yenilerini aradım ama bulamadım..
Hatta tek tek karışık albüm yaptırdım defalarca ama istediklerimi gene bulamadılar(abartıyorum sanmayın,abartmıyorum malesef:S)

Neyse teknoloji gelişti,internet her eve girdi ama limewire vs den bulduğum birkaç şarkısı albümün yerini tutmuyordu..Onları o sırayla gözlerimi kapatıp dinlemenin mutluluğu bambaşkaydı..

Birgün burada gelen yorumları önemsediğim için hemen ziyaret ettiğim bir sayfa beni mest etti.Albüm cenneti gibiydi..Ve ben de albüm isteyebiliri miyim dedim ama..hani şaka amaçlı,olamayacağını bilerek dilersiniz ya,öyleydi..
Sağolsun hemen elbette dedi,ben de yazdım ama bulamasanda canın sağolsun,çok tşk diyerek.
Ve üzerinden birkaç saat geçmişti ki,bir "cin" gelip dileklerin gerçekleşti dedi:)))))
Hatta üçüncü dileğin daha mantıklı olsun bile dedi,ama "duygusal" ve olmayacak dileğimi gerçekleştirdiğinin ve bana ne armağan ettiğinin farkında değildi sevgili cin:)
Zaten ben mantığımı dinlesem çook farklı bir hayatım olurdu o ayrı..
Ama kalbim hep duymama engel oldu onu..
Bugün farkettim ki,benim bu şarkıları bilmem bile mucizeyken(yaş itibarıyla) ben de,yıllar sonra merkez deki sevgili kardeşim de(ismini bilmiyorum,özr) de aynı şarkılarda duygulandıksa düşünün nasıl ölümsüz ve zamansız şarkılar melodiler yapılmış..
ayrımsız müzik dinleyen ve ne yaptığını bilmeden kuru gürültü yapanlara ibret olsun..
Ne zaman hits slow yazsam GOOD BY MY LOVE , FOREVER AND EVER ve RAİN AND TEARS mutlaka çıkar..
MY ONLY FASCINATION u ise herkes bilmez..anlattıkları- sözleri de muhteşem..


Sizde indirmek isterseniz,nostalji tutkunları,önce sayfayı ziyaret edin..linkler:

Demis Roussos - Greatest Hits: 1971-1980

Bunu kaçırmayın çok üzülürsünüz...


diğeri o zaman dağılmış olan george michael ve andy nin Best of kasetiydi:))

Wham! - The Best of Wham!

where did you heart go? ise favorimdi..

İYİ DİNLEMELER...(bunu dinlemeniz için ipodumu kaldırdım şimdilik:))