Döndüm ben kendimce ama en az 5-6 yazı yazmadan yani sürekliliğime kendim inanmadan eski blogger arkadaşlarımı haberdar etmeye çekindim öyle ya hale bakarmısınız
2009-2
2010-2
2011-0 kayıt
2008 de 200den fazla en az 250 kayıt vardı.. bazılarını gizledim bazılarını sildim.
Ve şimdi nasıl ben geldim diyebilirim ki. Ya yine yazamazsam korkusu var içimde açıkçası.
İlk zamanlar kopmadan izlediğim blogları takip ettim yorumlar yazdım ama zamanla seyrekleşti, okusam da düzenli olmamaya ya da yorum bırakmamaya başladım, anladım ki kendiniz de bişeyler paylaşıyorsanız daha hevesli daha canlı oluyosunuz yorumlarınız sohbet havasına dönüşebiliyor o zaman.
Bir elin parmakları kadar kalmışız,yavaştan başladım ziyarete çoğu blog yazan arkadaşım benim gibi sıkılmış olacaklar kapatmışlar,ya da dışa kapatmışlar ve ben dışa kapatmayı kendi seçtiklerini davet etme özgürlüğü olarak gördüğümden çekinirim davet istemeye:(
Aynen gidipte adresi bulamazsın taşınmış olur ya eski mahalledeki komşularımız , öyle hissettim.
Farkettim ki eski bloggerlar yorumlara cevap vermiyor kale almaz gibi, biz de eskiden böyleydik ne kötüymüş:( dedim ama baktım gayette muhabbet gırlaymışız yani, yeniler hemen cevaplıyo ama bu çok hoş.
Her uzun ara verip yazmaya kalkışımda yeni bir şeyler görüyorum. Tema değiştirme işi çocuk oyuncağı olmuş şu sidebara konan zımbırtıları kaybetmemek için helak olurduk eskiden en basiti.Şimdi tek tıkla eklenip bir de yokolmuyolar nefis bişey.
Ama bloggerların birbirini keşfedip bulacağı çok ortak alan vardı blograzzi, kadın blog yazarları, Türk blog yazarları gibi ortamlar hepsi de yokolmuş nedense,sadece frendfeed var ben de onu kullanamıyorum.
Neyse zamanla ben de daha fazla okumaya zaman ayırabildikçe blogları,kendimizce toplaşabiliriz diye düşünüyorum:)
Tatil felaket geçiyor bu arada aynen tahmin ettiğim gibi,boşa geçiyor anlayacağınız. Çok sevdiğim bi şarkı bu ara şu:
Ve bir yazı okudum bugün,bu şarkıyı hatırlattı bana,
Son nefeslerini vermek üzere olan insanları evlerinde ziyaret edip bakımlarını üstlenen Avustralyalı yazar Bronnie Ware,
"Ölmek Üzere Olanların En Yaygın 5 Pişmanlığı" adlı bir kitap yayımladı.
İşte o 5 pişmanlık:
1- Başkalarının benden bekledikleri yerine keşke kendi istediğim hayatı yaşayacak cesaretim olsaydı.
2- Keşke bu kadar çok çalışmasaydım.
3- Keşke duygularımı açıklayacak cesaretim olsaydı.
4- Keşke arkadaşlarımla ilişkimi kesmeseydim.
5- Keşke daha mutlu olmama izin verseydim.
28 Ocak 2012
20 Ocak 2012
Sömestr geldi
Yarın resmi olarak sömestr tatili başlıyor.Artık çocuklarım küçük değiller.
Bu demek ki cadı yarın pılısını pırtısını toplayıp daha sabahtan "anneee yimahh" konulu sms ler atıp akşam kapıya dayanacak.
Diğer yandan bilgisayarla yek vücut olan oğluşum (artık oğluş diyemem kızıyo "anne yeeeaaaaaaaa" diye başlayan kalın sesli cümleler ve yukarı doğru bakmak zorunda bıraktığı deve boyutuyla örtüşmeyen bu hitaba son verelim:p) hmm o zaman ergenus diyelim ablası ve ben öyle diyoruz çünkü:)
Bu iki canavar şimdi tam 2 hafta boyunca,yat-yuvarlan-yemek ye-ev dağıt misyonlarını gerçekleştiricekler nasıl korkuyorum anlatamam.
Her yıl kızımla değişmeyen planımız sabah erken kalkıcaz birlikte kahvaltı edicez, yürüyüşe çıkıcaz ya da birimiz koşu bandındayken diğerimiz evi toparlıcak öğlene duş almış süslenmiş halde olucaz kesin:)
Diyet yapıcaz kesin 2 haftada 4 kg gider:D
Yapsak gidebilir de...
Sonra gidilecek yer planları, ziyaret etmek istediğimiz özlediğimiz birileri ya da alışveriş merkezleri olmadı sinema çarşı pazar..
Ha bu arada doktor ziyaretlerimiz de var bu plan içinde.
Ama her gece nerdeyse sabahladıkları için ertesi gün yataktan kalkması ne mümkün geç kalkınca bütün ev düzeni yemek düzeni her şey alt üst olup mayıştıkça mayışıp tembelleştikçe ev kedisi modunda geçirip gidiyor tatili. Ardından bi 2 hafta temizlik yapmam gerekicek :S
Aha buraya yazıyorum bu sefer de böyle olacakk, inançlı biçimde olmayacak asla! cart curt demek isterdim ama tarih tekerrürden ibarettir malum:)
Yokluğumda daha doğrusu şu iki yılda bende çok şey değişmiş sağlık ve diğer yönlerden bunları anlatabilirim umarım ki.
18 Ocak 2012
Aileiçi Şiddete SON
Aile Mahkemesi Hâkimi, kanunun 1. maddesine dayanarak kusurlu eşin veya diğer aile bireyinin;
a) Aile bireylerine karşı şiddete veya korkuya yönelik söz ve davranışlarda bulunmaması,
b) Müşterek evden uzaklaştırılarak bu evin diğer aile bireylerine tahsisi ile bu bireylerin birlikte ya da ayrı oturmakta olduğu eve veya işyerlerine yaklaşmaması,
c) Aile bireylerinin eşyalarına zarar vermemesi,
ç) Aile bireylerini iletişim araçları ile rahatsız etmemesi,
d) Varsa silah veya benzeri araçlarını genel kolluk kuvvetlerine teslim etmesi,
e) Alkollü veya uyuşturucu herhangi bir madde kullanılmış olarak şiddet mağdurunun yaşamakta olduğu konuta veya işyerine gelmemesi veya bu yerlerde bu maddeleri kullanmaması,
f) Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması. Hakkında karar verecektir. Bu tedbirler en çok 6 ay süreli olabilir. Kusurlu olan eş, verilen tedbir kararı konusunda uyarılır. Tedbire uymadığında hapis cezası mahkûm edileceği de uyarıda belirtilir.
Eş (veya şiddeti uygulayan diğer aile bireyi) ne kadar süre ile hapsedilebilir?
Eğer mahkemece alınan tedbire şiddet uygulayan aile bireyi riayet etmiyorsa, yaptığı hareket, başka bir suçu oluşturmuyorsa, 3 aydan 6 aya kadar hapis cezası verilecektir. Şiddet uygulayan aile bireyi, tedbire aykırı davranışı ile aynı zamanda başkaca bir suçu daha işliyorsa, o suça ilişkin ceza ayrıca uygulanacaktır.
Mağdurların yaşam düzeyleri göz önüne alınarak, ailenin geçimine katkı sağlayan kişi hakkında bu tedbirler uygulanıyor ise, ayrıca tedbir nafakası daha önce uygulanmadıysa, bu kanuna göre tedbiren nafakaya da hükmedilebilir. Böylece, şiddet uyguladığı için örneğin evden uzaklaştırılan eşinizden nafaka da talep edebilir, zor duruma düşmekten alıkonulabilirsiniz.
Ailenin Korunması Hakkında Kanundan yararlanmak için, harç ödemezsiniz, ancak posta masrafına hazırlıklı olun. Zira alınan karar, şiddeti uygulayan aile bireyine tebliğ edilecektir. 1 adet posta pulu bugün itibariyle 4,5 YTL dir.
Eğer kanun kapsamında koruma kararı alındı ise ancak hakkında bu karar alınan kişi karara uymuyorsa, örneğin evden uzaklaştırılan eşiniz eve zorla girmeye çalışıyorsa derhal en yakın karakolu arayın. Durumu izah edin. Onlar gerekeni yapacak ve şikâyetinizi savcığa intikal ettirecektir. Savcılık sizin adınıza Sulh Ceza Mahkemesinde dava açacaktır..
17 Ocak 2012
Sokakta yaşayan kediler için barınak:
Bilmem yapan olur mu bizim duyarsız sevgisiz hayvanlara karşı insanımız malesef ama çok güzel..gençlerden umutluyum..
Kedileri köpeklerine ısırtmaya çalışıp olmayınca tekmeyle öldüren cani aşşalık olanlardan değil ama!!
Kedileri köpeklerine ısırtmaya çalışıp olmayınca tekmeyle öldüren cani aşşalık olanlardan değil ama!!
16 Ocak 2012
Her yerde kar ve Nazım şiirleri
Sabah kalkıp perdeyi açtığımda heryer bembeyazdı nasıl sevindim şok oldum. Bayılırım kar yağarken izlemeye hele de sokakta dolaşmaya.Sonra eridi sis çıktı hatta arada yağdı durdu vs .
Artık o kadar nadir yağıyor ve tutmuyor ki neredeyse çocuklar görse tanımyacak.
Ama şu an saat 21.12 ve lapa lapa yağıyor yerler tuttu ve ben balkonda donana kadar izledim mest olarak:)
Hatta kenarındaki karları toplayıp sağa sola attım zevkle aşağı inebilirim de her an:)
Ekleme: Dayanamadım aşşağı inip bi uçtan bi uca yürüdük kartopu oynadık kara yattım kendime geldim oh bee:D
Malum Nazım Hikmet anılıyor. 110.doğum yılında anılırken hayatının dizi olacağı söylenmiş haber şurda
Özelliğini ve anlamını yitiriyor bu dizilerin raiting kaygısı yüzünden değerli kişilerin yapıtları ve özel hayatları diye düşünüyorum ben açıkçası. Sinema filminden sonra da yapılmasa daha iyiydi diye düşünmüştüm.
Keşke eserleri ve kendi içimizde yarattığımız hali ile kalsaydı.. Kalsalardı..
İyi ki şiirleriyle geçmiş ve bir iz bırakmış hayatımızda..
Annelerin ninnilerinden
spikerin okuduğu habere kadar,
yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı,
anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık,
anlamak gideni ve gelmekte olanı.
1946
15 Ocak 2012
Bendeniz nerde ki?;
7 Ağustos 2010 Cumartesi
İşte tam bu günden beri yazmamışım ..ondan önce de anormal bi kopukluk.
Beni blog yazmaktan soğutan olaylar dizisi..haketmediğim bir mail. Kelalaka bir kişiden.
Benimle de alakası olmayan bir konuda. Kendi hatalarının ya da anlık sinirinin öfkesini başkasından çıkartmaya çalışan insanlara örnek.
Unutmuştum nerdeyse ama geçen gün maillerimi temizlerken rastladım ve yeniden şok oldum. Olayın ayrıntılarına girersem çıkamam geçmiş geçmişte kalmalı. Ama ahım her daim omuzunda olacak halen bi melek edasıyla yazmaya çizmeye devam ettiğini tahmin ettiğim o şahsın.
Hemen ardından gereksiz istemediğim bazı kişiler tarafından deşifre olmuş olmam.Gerçek hayatımdan yani.
Ha saklamadım kimliğimi gerekte yoktu gerçi ama anladım ki böyle bir ortamda daha dikkatli olmak gerek.
Yani şöyle, gerçek hayatımızdaki insanlar sanal dünyamızdan bir adım geride kalmalı.
O zaman daha özgür daha biz olabiliyoruz işte.
Özledim aslında yazmayı ama yeniden yazarmıyım bilmiyorum,işe adres ve isim değişip eski blogumu buraya aktarmakla başladım. Eskiden bugüne gelene kadar neler demişim ilk defa okuyan olursa göz atsın ben de unutmayayım diye,çünkü ben geleceğe anı kalsın diye yazardım zevkle...
Bir bölümünü taslak olarak bıraktım yayından kaldırdım ama geri kalanları düzeltmedim bile.
Diğer nick im yanlış anlamalara sebebiyet veriyordu ve bunu yazıp beni bulmalarını da istemiyorum artık.
Yazılarımı düzenleyip eski dostlara bakmak gerek burdalar mı beni hatırlayacaklar mı.
Gerçi bir çok blog ya kapanmış ya uzun zamandır yazı girilmemiş benim gibi ya da tamamen değişmiş misyonları :S Neyse yeni keşifler de gerek. Yenilenmek gerek.
Genç öğrenci kesim çoğunlukta olsa da ben bu blogu açtığımda sadece kızımla olan diyaloglarımızı yazmaktı niyetim şimdi daha komik bir hal aldık.O zaman daha 15 ine giricekmiş mesela benim tatlı cadum şimdi 20.
Yuvadan uçtu gitti bile..ve facebooktan yazışıyoruz artık bir de.
Ben yaşıma göre yazıp çizmeyi özlemlerimi, o yılları anlatmayı özledim gençlerin de buna ihtiyacı olabilir belki de. Ablaları anneleri yaşındayım dicektim ama bu sefer de 50-60 sanıcaklar diye korktum şu anda ahaha:)
Bu arada bende neler değişti bundan sonra anlatarak başlayabilirim belki de yazmaya.
Ya da yine kilidi basar giderim.
Muamma:)
07 Ağustos 2010
Bi söz dinlesen kızım?
Nerdeydim napıyorum bunca zamandır faslını geçiyorum bu kez,ben böyleyim işte:p
Canım yazmak istiyo ama üşeniyorum ve artık yorum yazmadığım için kimseye ben de bekleyemiyorum çünkü yüzüm yok.
Havalar beni boğuyor ve yapmak istediklerimi sürekli bir gün sonraya atıyorum..ve bu yarın lar bitmek bilmezken ömrümden bir gün daha eksiliyor..
Diğer yandan ömür törpülerim var evde malum:)
Bir haftaya kadar başka haberlerim de olucak, yoğun ders dönemi sonunda Marmaris e tatile gittik döndük o arada çoğu zaman telefonlarımızdan facebook a mobil bağlandık o derece teknolojikiz(incegülümün deyimiyle :))
Neyse geldik evdeyiz benim cadımın eski msn adresine bağlı asıl face i ve yüz kere "kızım değiştir adresi 5 dk sürmez" dememe rağmen ne msn i arada açtı ne değiştirdi ve değiştirmek isterken şifresini unuttu sonundaa, bir türlü kurtaramadı hesabını. Neden? msn ini 6 aydır açmadığı için inaktif olmuş.
Bir kıytırık mesaj yazarken bin şifre çözdüren facebook ise hiçbişey yapmadı.
Yeniden açma zorunda kaldı çünkü haklı olarak arkadaşlarını kaybetmek istemiyor ama bu sefer de yeni msn adresi alıp basit bir şifre koydu ve yapılmıcak bi hata daha yaptı(yazarsam beni öldürür:P)
Ve ve ve o anda da yanındaydım ve aman dikkat et sakın dedim.
Ben demiştim demekten nefret etmeme rağmen bu sefer de hacklendi hem de msn i ve face i birlikte.
Bunu yapan amaçsız boş kafalı insan ise önce abuk muhabbet etmek istedi baktı olmıcak 250 kontur istedi.
Asla verdirtmem!! böyle bi adilik yok ama gelgeleim asıl konu her formu doldurup her taraftan şikayet yağdırmamıza rağmen facebook un hiçbişey yapmaması demek bütün o güvenlik masalı göstermelik..
E bir kere de anne sözü dinlesen kızım??
Canım yazmak istiyo ama üşeniyorum ve artık yorum yazmadığım için kimseye ben de bekleyemiyorum çünkü yüzüm yok.
Havalar beni boğuyor ve yapmak istediklerimi sürekli bir gün sonraya atıyorum..ve bu yarın lar bitmek bilmezken ömrümden bir gün daha eksiliyor..
Diğer yandan ömür törpülerim var evde malum:)
Bir haftaya kadar başka haberlerim de olucak, yoğun ders dönemi sonunda Marmaris e tatile gittik döndük o arada çoğu zaman telefonlarımızdan facebook a mobil bağlandık o derece teknolojikiz(incegülümün deyimiyle :))
Neyse geldik evdeyiz benim cadımın eski msn adresine bağlı asıl face i ve yüz kere "kızım değiştir adresi 5 dk sürmez" dememe rağmen ne msn i arada açtı ne değiştirdi ve değiştirmek isterken şifresini unuttu sonundaa, bir türlü kurtaramadı hesabını. Neden? msn ini 6 aydır açmadığı için inaktif olmuş.
Bir kıytırık mesaj yazarken bin şifre çözdüren facebook ise hiçbişey yapmadı.
Yeniden açma zorunda kaldı çünkü haklı olarak arkadaşlarını kaybetmek istemiyor ama bu sefer de yeni msn adresi alıp basit bir şifre koydu ve yapılmıcak bi hata daha yaptı(yazarsam beni öldürür:P)
Ve ve ve o anda da yanındaydım ve aman dikkat et sakın dedim.
Ben demiştim demekten nefret etmeme rağmen bu sefer de hacklendi hem de msn i ve face i birlikte.
Bunu yapan amaçsız boş kafalı insan ise önce abuk muhabbet etmek istedi baktı olmıcak 250 kontur istedi.
Asla verdirtmem!! böyle bi adilik yok ama gelgeleim asıl konu her formu doldurup her taraftan şikayet yağdırmamıza rağmen facebook un hiçbişey yapmaması demek bütün o güvenlik masalı göstermelik..
E bir kere de anne sözü dinlesen kızım??
13 Mart 2010
Haberler
Evet sessiz takipçiniz geldii.Açıyorum her gün bir heves anlatacakta dolu şeyim oluyo ama ellerim varmıyo yazmaya ya da yarım kalıyo bazen kafam dağılıp geri kapatıyorum oysa yazdıkça açılıp bunların sıraya konduğunu biliyorum.Neyse uzatmayayım girişi.
Takip ediyorum reader den hepinizi ama yorum yazma konusunda da feci üşengeçim bunu da bir an önce yıkmalıyım eskisi gibi.
Biz iyiyiz her şey yolunda.
Benim tatlı cadım arada tadı kaçsa ve birbirimize girsek te:) gayet iyi.
Dersaneye devam ediyo,hayat onun için güzel genel olarak.
Oğluşum artık sürekli bizimle boy ölçüşüyo çaktırmadan nasıl oldu da bu bodur böyle uzadı şaşıp kalıyorum ve bir de malum horozlanma zamanımız(:
Evde bir "yeni ergen dönemi" daha başladı hayırlı olsun hepimize.
Asıl sorun "büyük ergen" o apayrı bir yazı konusu.
Annem gene eski postlarda anlattığım gibi,sürekli bir ıııgghhh lama içinde:))
Bu arada korkunç bir trafik kazası sonucu bir aile dostumuzun 17 yş kızı vefat etti aslında bu konuya uzun değişnmek isterdim ama elim varmıyor..
Bir çiçek koptu dalından ve annesinin "çok özledim" deyişi gözümün önünden gitmicek Allah kimseyi böyle acıyla sınamasın:(
19 yaşında yeni ehliyet almış bir genç,o hevesle kız ark larıyla mini bir tur atmak ister lakin saat geç olmuştur belki de eve geç kalmış olma telaşı,hız,yağmur korkunç bir son hazırlar 3 güçük kalbe..
Ne olur gençler bu kadar gözü kara olmayın biraz dikkat..
Hayatını birlikte geçirme hayalleri kurduğun kız arkadaşının hayatına mal olabiliyor küçük hatalar malesef..
Neyse şimdilik bu kadar.
See you later
Takip ediyorum reader den hepinizi ama yorum yazma konusunda da feci üşengeçim bunu da bir an önce yıkmalıyım eskisi gibi.
Biz iyiyiz her şey yolunda.
Benim tatlı cadım arada tadı kaçsa ve birbirimize girsek te:) gayet iyi.
Dersaneye devam ediyo,hayat onun için güzel genel olarak.
Oğluşum artık sürekli bizimle boy ölçüşüyo çaktırmadan nasıl oldu da bu bodur böyle uzadı şaşıp kalıyorum ve bir de malum horozlanma zamanımız(:
Evde bir "yeni ergen dönemi" daha başladı hayırlı olsun hepimize.
Asıl sorun "büyük ergen" o apayrı bir yazı konusu.
Annem gene eski postlarda anlattığım gibi,sürekli bir ıııgghhh lama içinde:))
Bu arada korkunç bir trafik kazası sonucu bir aile dostumuzun 17 yş kızı vefat etti aslında bu konuya uzun değişnmek isterdim ama elim varmıyor..
Bir çiçek koptu dalından ve annesinin "çok özledim" deyişi gözümün önünden gitmicek Allah kimseyi böyle acıyla sınamasın:(
19 yaşında yeni ehliyet almış bir genç,o hevesle kız ark larıyla mini bir tur atmak ister lakin saat geç olmuştur belki de eve geç kalmış olma telaşı,hız,yağmur korkunç bir son hazırlar 3 güçük kalbe..
Ne olur gençler bu kadar gözü kara olmayın biraz dikkat..
Hayatını birlikte geçirme hayalleri kurduğun kız arkadaşının hayatına mal olabiliyor küçük hatalar malesef..
Neyse şimdilik bu kadar.
See you later
01 Aralık 2009
HANIMLAR KULAK VERİN...
HANIMLAR !!! Unutmayın...
Bir toz tabakası, altındaki ahşabı korur.
'Bir ev mobilyaların üzerine 'seni seviyorum' yazabildiğinde gerçek bir ev olur'
Yıllardır her hafta sonu, 'aman biri çıkıp geliverirse' diye en az sekiz saatimi her şeyin mükemmel görünmesine harcıyordum.
En sonunda anladım ki, hiç kimsenin çıkıp geldiği filan yok; hepsi dışarıda hayatlarını yaşayıp eğleniyorlar !
ŞİMDİ, insanlar ziyarete geldiğinde, kendimi evimin durumunu izah etmek zorunda hissetmiyorum;
İnsanlar, benim daha çok dışarda hayatımı yaşarken ve eğlenirken ne yaptığımla ilgililer.
Bunu hala keşfedemediyseniz, lütfen tavsiyelerime kulak verin.
Hayat kısa, tadını çıkarın !
Mecbur hissediyorsanı z temizlik yapın .......
ama onun yerine bir resim yapmak, bir mektup yazmak daha iyi değil mi, kurabiye ya da bir kek pişirmek, bir tohum ekmek toprağa, istemek ve gereksinim duymak arasındaki farkı keşfetmek ?
Mecbur hissediyorsanı z temizlik yapın, ama bilin ki çok zamanımız yok . . . .
içilecek bir kahveyle, yüzülecek bir nehir, tırmanılacak bir dağ, dinlecenek bir müzik, okunacak bir kitap, dedikodu yapılacak arkadaşlar, sürdürülecek bir hayat .
Mecbur hissediyorsanız temizlik yapın,
ama bilin ki dünya gözlerinizi kamaştıracak güneşle dışarıda, saçlarınızın arasında gezecek rüzgarla, karla, sizi ıslatacak yağmurla...
Bu gün bir daha yaşanmayacak.
Mecbur hissediyorsanız temizlik yapın , ama hep aklınızda bulunsun,
yaşlılık bir gün gelecek ve bu çok da hoşunuza gitmeyecek . . .
Ve bir gün bu dünyadan gittiğinizde - ki hepimiz mecbur gideceğiz -
geride daha çok toz bırakacağız !
Bunu hayatınızdaki kadınlarla paylaşın.
Topladıklarınız değil, nasıl bir yaşam yaşadığınıza dair dağıtabildiklerinizdir hayat...
19 Kasım 2009
TIK TIK KİMSE VAR MI??
Öhömm şimdi,
Sanırım eski evime dönüyorum bir süre veya temelli bilemiyorum.
Sebepler:
1-yeni ve geniş dairemde kendimi yalnız hissettim,zira burda bana yorum yazmanız ve benim de size tabii,daha kolay.
2-bir soğuma oldu ve nerdeyse 6 ay yazmadım diğer bloguma:/ ama burda daha ait daha mecbur hissediyomuşum gördüm ki:)
3-blogger ben gittikten sonra kapanmadı beni boşa korkutup kaçırdığını düşünüyorum:(
4-çok özledim anlatmayı içimi dökmeyi ve yorum yazmayı sizlere
5- ve devamı sonra..
şimdii hala bu blogumu kısayollarından silmemiş olan ve ışığı gören bir çizik atsın lütfen hayata bağlanayım.
ama önce ben uzun zamandır yorum yazmakta ihmal ettiğim ama daima takip ettiğim komşularımı bir bir ziyaret etmeliyim sanırım kendimi affetirmem için.
çok özledim:))
Öpüyorum hepinizi:))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







