15 Haziran 2008

BABA KIZ İÇSESLERİ:)

ALTTAKİ YAZIYI DÜZELTİRKEN AKŞAM,FOTO ARADIM VE AŞAĞIDAKİ YAZIYA RASTLADIM,ÇOK HOŞUMA GİTTİ AMA ZAMANI DEĞİLDİ..
0 yaşında

Baba :
Ne kadar da güzel. Şimdi bu küçücük şey benim kızım mı...¿
Gözleri de bana ne kadar çok benziyor...

Kızı :
Bu gözlerini benden hiç ayirmayan adam babam olsa gerek...

5 yaşında

Baba :
Prensesim benim, güzel kızım...
Söyle bakalım baban sana ne alsın...¿

Kızı :
En çok babamı seviyorum...
Babam, niye annemle uyuyor...¿
Hep benimle uyusun, başkasını sevmesin...

10 yaşında

Baba :
Gittikçe yaramaz oluyor, kime çekti bu kız...¿

Kızı :
Ben babama aşığım...
Büyüyünce babam gibi erkekle evlenecegim...
Babam bu ay harçlığımı arttırır mı...¿

15 yaşında

Baba :
Ne kadar da çabuk büyüdü...
Eve de gittikçe geç kalmaya basladı, bu gidişle başına kötü bir şey gelecek... Sanırım daha sert konuşmalıyım...

Kızı :
Babam yüzünden arkadaşlarımla istediğim kadar vakit geçiremiyorum...
Bana baskı uygulamasından nefret ediyorum...
Ne zaman özgür olacağım...¿

20 yaşında

Baba :
Artık sözümü dinlemiyor, benden giderek uzaklaşıyor...
Kendi parasını da kazanmaya basladı ya, bana ihtiyacı kalmadı tabii.
Uzun zamandır tatlı bir-iki laf geçmedi aramızda zaten...
Evi de sürekli erkekler arıyor. Galiba kızım elden gidiyor...

Kızı :
Her dediğime alınıyor, beni bir türlü anlamıyor...
Hele geçen gün giydiğim mini eteğe karışmasına ne demeli...¿
Evden ayrılıp, kendi hayatımı kurmalıyım...
Çocuk muamelesi görmekten bıktım artık!...

25 yaşında

Baba :
Bir gün bunun olacağını biliyordum...
İşte evleniyor...
Zaten aramız eskisi gibi değildi...
Şimdi bir de kocası var...
Prensesim beni terkediyor...

Kızı :
Böyle bir günde bile o mutsuz ifadeyi takınmasının ne lüzumu var ki...¿
Biliyorum, onu bir türlü içine sindiremedi. Bu yüzden yapıyor...
Kendi hayalindeki damat degil ya!...
Sanki birlikte yaşayacak olan o...

30 yaşında

Baba :
Çok az görüşüyoruz. Daha sık biraraya gelsek ne iyi olur...
Hem torunlarımı da özlüyorum...
Kendi arkadaş çevrelerinden fırsat bulup da bize gelemiyorlar ki...

Kızı :
Babamları da çok ihmal ediyorum galiba...
Yine telefonda çok üzgün geldi sesi...
Haftasonu onlara süpriz yapmak en iyisi...

40 yaşında

Baba :
Kızım, benim entellektüel düzeyimi yeterli bulmuyor...
Ona göre çağın gerisinde düşünüyormuşum...
Oysa küçükken derslerine hep ben yardım ederdim...
Anlayamadığı bütün problemleri bana sorardı...
Şimdi beni beğenmiyor...
Bir daha onunla asla politik tartışmalara girmeyecegim...

Kızı :
Babam giderek daha da çocuk gibi davranıyor...
Sürekli bir şeylerden yakınıyor...
Gerçi son zamanlarda sağlığı da iyi değil ama...
Ya ona bir şey olursa...¿
Zaten hiçbir zaman dilediği gibi bir evlat da olamadım...

45 yaşında

Baba :
Kızımın mutlu bir yuvası olması ne güzel...
Gözüm arkada gitmeyecegim. Her şeyi kendi başardı...
Onunla gurur duyuyorum...

Kızı :
Babam için çok endişeleniyorum. Onu kaybetmeye hazır değilim...
İlaçlarını da hep ihmal ediyor zaten...
Allah'ım onu benden alma!

50 yaşında

Baba :
Dünyada mutlu kal kızım !...

Kızı :
Seni çok özleyecegim ve arayacağım babacığım...
Şimdi ben kime danışacağım, kim yardım edecek bana...¿
Ne olur gittiğin yerde çok mutlu ol...
Ve hep yanımda olduğunu hissettir,
Ne bileyim ben, arada sırada işaretler yolla mesela...
Ah babacığım! Sensiz nasıl yaşayacağım...¿

55 yaşında

Kadın :
Sen gideli, seni daha iyi anlıyorum babacığım...
Keşke seni hiç üzmeseydim demeyeceğim,
Çünkü "keşke"lerin hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini biliyorum....
Yine de beni duyuyorsan, lütfen seni
üzdüğüm her gün için çok ama çok pişman olduğumu bil olur mu...¿

Baba- SIZ.LAR GÜNÜ...


BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN TÜM BABALARIN VE

DEĞERİNİ BİLEN EVLATLARIN..

HAYATTAYKEN KIYMETLERİNİ BİLİN,

BİLİN Kİ ANLAŞAMASANIZ DA,ÇATIŞSANIZ DA ZAMAN ZAMAN,

HİÇBİR ŞEY ONUN "ORADA" OLDUĞUNU BİLMENİN GÜVENİ VE

SICAKLIĞI GİBİ DEĞİL..

KOCAMAN BİR DAĞ YIKILIYOR ARDINIZDA SANKİ YOKLUĞUNDA.

HİÇBİR SEVGİ ONUN GİBİ DEĞİL..

HİÇBİR KOKU ONUN KOKUSU GİBİ DEĞİL..

HİÇBİR EL ONUN ELLERİ KADAR KOCAMAN VE SICACIK OLAMAZ..

YERİNE HİÇBİRŞEY KOYAMAZSINIZ..BIRAKTIĞI KOCAMAN BOŞLUĞU DOLDURAMAZSINIZ..

HEP BİR YANINIZ MAHSUN..

HEP BİR YANINIZ EKSİK..

DAHA YOLUN BAŞINDA KAYBETTİM BEN BABAMI..




İÇİM ÇOK DOLU BUGÜN..

14 Haziran 2008

özür..

Sözlerim kalemim yetmiyor anlatmaya.İç dökmeye bile.

Hayatın sadece eğlenceli komik yüzünü anlatmak istedim ama hayat bundan ibaret değil ki..
Paylaşmaya değer birşeyler yazmadığımı biliyorum.
Ama sadece kendime yazıyorum ben zatenlol..Kişisel sayfalarımız ya bunlar..Bu yüzden kapatmak istedim (davetli yoktu,sadece kendime izin verdim)
Düşünmek istedim.
Yanlış anlaşılmalara sebep olmuşum ama..Sevdiğim dostlarım mail atınca anladım.
Cevapladım zaten.Teşekkür ettim..
Çok üzgünüm.
(Ama farkedilmesine yokluğumun şaşırdımmı ne?)

Hep olur bu bana ve anlatmak için uğraşmam aslında kendimi.
Bilen zaten bilir beni ve düşünmez böyle.
Art niyetle yapmayacağımı ve söylemeyeceğimi bilir derim.
Herkesin doğru tanıması ve anlaması mümkünmüş gibi..
Özür dilerim..
Neden diledim bende bilmiyorumrolleyes

13 Haziran 2008

YA SİZ?

Nereye tutunacağınızı bilmeyip boşluğa kaydığınızı hissettiniz mi hiç?
Biri sizi bacaklarınızdan aşşağı doğru çeker gibiyken ama,o kadar da korkarken düşmekten derinden sarsıldınız mı?
Kendinizi boşluğa bırakmak (huzur bulmak?) yada sıkıca tutunmak(mücadele etmek?) arasında bir yerlerde kaybettiniz mi?
İnsanların sizi suistimal etmesinden,ya da birşeylere ulaşmak için basamak olarak kullanmasından bıkıp usansanız da,bilmeyerek (bazende bilerek) aynı duruma düştünüz mü defalarca?
Gözlerinize bakarak (yada gönül gözünüze) ısrarla,en basit konularda bile "yalan" karşıladımı sizi?Görmezden geldiniz mi?Duymazdan?
Ne kadar süre?
"Farkındayım" dediğinizde artık verdiği utançtan mı yoksa tersinden mi,yapılandan mı yoksa yapılanın yakalanmasından mı anlamadığınız bir huzursuzlukla size sitem edildi mi birde?
Pişman mı yoksa anlaşıldığı içinmi öfkelendiğini anlattımı karşınızdaki?
Haklıyken haksız duruma düşmek alışkanlığınız halindemi artık?
Vefa diye birşey olduğunu bir türlü unutamadınız mı hala?
Aptalım ben demek ki dediniz mi karşınızdakinin yüreğininde aksinizi göremediğinizde şaşırıp?hala mı?

Bunlar sizi bezdirip tası tarağı toplayıp o an nerdeyseniz (yada hangi ortamdaysanız)
ardınıza bakmadan- göreceklerinizden korkup,belki de daha fazla tahammül edemeyip kayboldunuz mu ordan?Terk-i diyar ettiniz mi hiç?gerçekten?

Yoksa bir türlü toptan terkedemediğiniz için bir yeri,yeni bir yola çıkamadınız mı Oruç Aruoba nın dediği gibi?Beceremediniz mi???

Siz ağlama duvarı misali sadece işleri düştüğü yada cidden ihtiyaçları olduğu için arandınız mı "dost" sandıklarınız tarafından? sadece arkadaş?
Ne demek istedi şimdi bu diye susup kaldınız mı..yada ne yaptı?niçinler boğdumu sizi de?
Hep kendinizde mi aradınız suçu?
Hep mi sizdiniz hatalı? hep...
Her ettikleri kelimeyle denediler sınav mı yaptılar sizide sürekli herşeyi "çok bildiğini" sanan insanlar samimiyet kisvesi altında?
Maskelerden bıkıp usandınız mı?
İlla sizin art niyetiniz olmadı diye anlamıyor (ve tanımıyor) olabilirmisiniz acaba içten pazarlıklıları?

Kendini dinleten ama sizi dinlemeyen dinler gibi gözüktüğü zaman bile aklı başka yerlerde olan veya anlamayan birileriyle kesişti mi yolunuz?
Hiç dinlediler mi sizi?
sessizce..
yargılamadan..
kabul ettirmeye çalışmadan kendi fikir ve düşüncelerini
duygularınızın konuşmasına izin verdiler mi?
Ya siz kendinize izin verdiniz mi?

Kendi iç hesaplaşmalarınızda alıcak vericek hesapları yaptığınızda elinizde kalan payda yetiyor mu kurtarmanıza hasılatı?

Benim yetmiyor..
Kafam çok karışık...

SANA..daha fazlasını hakediyor olsan da..

"KAYBOLDUM KAYBOLAN YILLAR İÇİNDE.. İŞTE ÖYLE..ÖYLEYİM.. GERÇEKTENDE HAYATIN BİR TILSIMI OLMALI..
DELİCESİNE BİR ÖFKE,BİR AŞK ARANIŞI GİBİ...
KAPTIRIP KENDİNİ ŞİİRLER YAZMAK,BİR KADEHİ FIRLATIP AYNALARA GECENİN BÜYÜSÜNDE ÇILDIRMAK GİBİ..

EĞER YOKSA,BULAMIYORSAN YA DA KAYBOLMUŞSA BU TILSIM..

PEK FAZLA ANLAMI KALMIYOR İŞTE HAYATIN..
ORALARDA KAYBOLUYORUM GALİBA..."


24,06,2004

NERELERDESİN? soruma o tarihte bu cevabı gönderen,hiç ummadığım anda,ummadığım yerde karşıma çıkan,dinlemeyi ve kendini ifade edebilmeyi,yazmayı(her yazdığımdan yanlış anlam çıkara çıkara hem de:) bana öğreten nadir bulunacak dostum,
Ne zaman ciddi,ne zaman şaka yapacağını bilen, komplekssiz ve kendini bilen insan,
bunca yıl sonra gerçek dost olduğunu ve bana ne çok şey öğrettiğini,farkettirdiğini,sabretmemi sağladığını tahammül edemeyeceğimi sandığım şeylere bir kere daha anladım..
Varlığını bilmek bile yeterli gülümsemem için..
İç hesaplaşmamda ve kendi sesimi duymamda ne çok etkin oldu..
Hiç aklıma gelmeyen pencerelerden bakmamı sağladın bazı şeylere..
Ve güneş girdi ordan içeri..

"İNSANIN ASIL İHTİYACI NE AŞK,NE PARA PUL,NE TENDE ,BUNLAR TALİ.. ASLOLAN KENDİMİZİ İÇİMİZDEN GELDİĞİNCE VE RAHATÇA İFADE EDEBİLMEK, VE KARŞIMIZDA DA SENİ ANLAYACAK KAPASİTE VE OLGUNLUKTA BİRİNİ BULMAK"
demiştin ya,yazarak duygu ve düşünceleri ifade etmenin zor olduğunu(benim için özellikle),önemli olanın anlayabilecek kapasitede birinin yanında olması gerçeğini her geçen gün daha iyi anladım..Anlattın...
KİMİLERİ VARDIR Kİ,KENDİ ZİNCİRLERİNİ ÇÖZEMEZLER DE,DOSTLARININ AZATÇISIDIRLAR derdin,haklısın..

Bir çoklarının çıkmaz sokaklarında tüneller açtık ama kendi yolumuzu şaşırdık gitti..
Kedi köpek kadar zıt olsakta bazen,böylece tamamladık birbirimizin açıklarını belki delol
Avantaja çevirebilir isterse insan her türlü farklılığı,sohbeti ve yeni bakış açılarını,empatiyi yaratan ve sağlayan da kişisel ve düşünce farklılıklarıdır bana göre..
Doğru kelime dürüstlük ve beklentisiz olmak mı ne dersin??

SENİNLE YOLUMU KESİŞTİREN GÜCE ŞÜKÜRLER OLSUN..
ÇOK ZOR ZAMANLAR ATLATTIK BİRLİKTE..BİLİRİM Kİ NE ZAMAN SESLENSEM ORDASIN.BENİM BURDA OLDUĞUMU BİLİRSİN SEN DE..
BEKLENTİSİZ,HESAPSIZ..
KEŞKE HERKES "SEN" OLSA..
(ben de böyle hayalkırıklığına uğramasam..üzülmesem..
umutsuzluğa kapılmasam gelecek nesiller için..)

İYİ Kİ VARSIN.. İYİ Kİ DOĞDUN..HADİ BİR DİLEK TUT..

senin en sevdiğin şarkılardan biri bu biliyorum..dinle:)

Hüzün zaman zaman deli dalgalarla gelir
Gönlümün kıyısına vurur ..

Aşınan kayalar gibi ruhum
Suskun yorgun öylece durur
Islak kumlara yazılmış hikayeler
Ummana karışır, silinir yavaş yavaş
Her dalga ömrümden birşeyler koparır
Ağır ağır sönen gönlüm
Sakin koyları özler
Son kum tanesi olana kadar

Hüzün zaman zaman deli dalgalarla gelir
Gönlümün kıyısına vurur
Hüzün zaman zaman deli dalgalarla gelir
Son kum tanesini alana kadar

İŞTE ÖYLE BİRŞEY..


UCU ZEHİRLİ BİR HANÇER..

TAM BÖĞRÜMDE..!

BEN ÇIKARTAMIYORUM,
DÖNDÜRE DÖNDÜRE Mİ ÇEKMEK LAZIMDI BUNU!?
KANIRTA KANIRTA?
ÇIKARTSALAR ZEDELENİR..DEŞER,
İZİ KALMASA,
ZATEN ZEHİRİ KALIR..
KANA KARIŞTI BİR KERE..
GÜNBEGÜN
AZAR AZAR
DAHADA KIVRANDIRARAK
SONU ÖLÜM...
KAÇARI YOK...



ZOR BİR ÖLÜM..

B
İ

L
İ
Y
O
R
U
M..

11 Haziran 2008

MEKTUP 3..

Image Hosted by ImageShack.us

Ilık ve huzurlu bir akşam.

Yürüyorum.

Sahil olabildiğine ıssız.

Suya vuran yakomozlar parıldıyor.

Sonra görünüyorsun peri gibi.Uzanıp sarmak istiyorum seni,sarılmak,sevmek...
Sonra seni haykırmak,gizli yaşadıklarımızı herkese anlatmak,anlatsam kim inanır ki?

Bu gece hüznün, güzelliğinin tek benzeri..

Üstüne yakışan mağrur bir edalı duruş,iffetin çehreni kuşatan bir kalkan gibi.
Belki de büyülü bir fener bizi aydınlatan,karşılaştırıp yaşayacaklarımıza olanak sağlayan...


NOT:BU KATEGORİYİ BİLMEYENLER İÇİN HATIRLATMAK İSTİYORUM,MEKTUPLAR BANA AİT DEĞİL,BANA GÖNDERİLMİŞ..
BENİM İÇİN..BANA DEĞİL..:))


10 Haziran 2008

ACİL DEDİKODU HATTI


Eveet taze bir haberle bütün kaybettiğim neşem geri gelmiş bulunuyorbiggrin
Sizide güldürmek boynumun borcudur,içinizi karattığım gibi zaman zaman..
Şimdi sardık ya yemek bloguna,yemekleri çekip yazıp duruyoruz ,zaman gelir hiç dokunmayızda bize belli olmaz,neyse,adını vermek istemediğim bir arkadaşım(!) bu ara elişlerine sarmış durumda,
bana şablon hazırlarmısın dedi ok dedim sen başla ona göre(takıntılarım ve kurallarım var ya şablon konusunda,bütünün en önemli parçası burda çünkü).
Neyse,dedim eski blogunamı eklemeler yapıcan ona mı şablon yapalım?
cevap şu;
-yok ya,şimdi öyle el işleri ev işleri falan çok yaparmış gibi görünmek istemiyorumrolleyes
-niye ki?anlaşılmasın mı senin blogun olduğu??
-hee,öyle olsun,profilimdede görünüyo benim her bişey yaa
-e onu yokedebiliyosun ayarlarız hiiç iz bırakmazsın
-sahimi,nası oluyo o,ne güzelmişbiggrin
(burda teknik anlatımlar yapıldı kendisine,ama dip not:ev işi ve hatta el işiyle alakalı görükmek istemeyen canımın içi evli çocuklu da sonuçta, ve bunu zaten herkes biliyor??)

Neyse kapattık telefonu ama ben durdukça kaynayan çaydanlık gibi,(yada jeton köşeli)güldükçe gülesim geldi,yazmazsam ölücem dedim yaa
Geldim dedim ki,
-nettin kız
-ay bakamadım ya,ama ben diğer blogları da gizleyemedim ki işlem bi kaç dk sürecek dio bekle bekle aynı
-sen hazırla ben şablon yaparken açıcam ya düzeltirim hem gözüksün nolcak yaaw
ayrıca ben deminki konuşmayı yazmadan durumuyum??
bence durmam..!!lol
-hangini be? (unutmuş numarası yapıp unutturmaya çalışıyon heee)
-"beni öyle ev hanımı sansınlar istemiyom biliyonmu""
-yaa nereye yazcan beeeeeeeee(korku nidası olmalı bu..!!)
-"beceriksiz eblek sansınlar istiyombiggrin"
tabiiki bendenizeee
-benim bu olayımımı
vururum kız seniii (tehdit haa yemezler)
-siqo da vururum diyo bişe olmuyo kendi benden çok gülüyoorazz
-getirme beni orayaaaaaaa
-sölemessem çatlarımm
-gülmekten öldüm neşenm yerine geldi
-isim verme bari beeee
-temeemmrgreen

-ama anlarlaarr diyim ben sana
-kesinnnn ayyyredface
koptum yaz bari eğlenelim biraz
-yimek bloou yapıyoz ama adını demem dicemrazz
anlayan anladı,demicem başka bişey hehe,az önce de yeni bloguna isim arıyo absurd(recep neydi bunun doğrusu??) bişey,ama seçenekleri yazsam fenalık geçirebilirsiniz,daha sonra
gizlenmekten vazgeçerse yayınlarım onu dabiggrin
Amaaa şu kadarını söyliyeyim isim annesi benim,yaratıcılıkta sınır tanımam,şimdi şablon yapmaya gidiyorum..

09 Haziran 2008

BEN YAZMAZSAM,NE OLUR SEN YAZ..



Bugün gene yazasım yok,nedendir bilmem güzel başlamadım güne,bri yürüyelimmi dedi gitmedim,iş yapmak istiyorum başladım ama halsizim zorla yapıyorum,kahvaltıya aldı beni bri orda zor durdum eve gidicem diyeeek İçimde bir sıkıntı var hayra çıkar inşallah diyelim..

Neyse geldim biraz iş biraz mola hesabı bakındım sağa sola,yorum yazasım yok,inş yorumlara cevap vericem tabii,çok tşk..

Bir süre önce sürekli bana her gelen olduğunda kaybedip yeniden yazdığım bir tarifi ararken bende yazsam ya kendime diye bir yemek blogu açtım ama dışa kapalıydı,eveli gün galeyana geldim pandora ya dedim hadi sende yaptıklarını çek yaz tarifleri bende yazayım hem faydamız olsun birbirimize,zaten dolu yemek sitesi var,kendi tariflerimizi saklayalım baribiggrin
Sizlerden de bekliyoruz tarif ve resimler yollarsanız yayınlarız yaani hayır demeyiz.

Dün coştu gülüm,hızlı bi başlangıç yaptık,bende yazdım ama taslakta(düşünün nasıl tembelim bugün) kurdele keselim dedik,logmuzu yaptık kenarcığa eklicez,sayfasına eklemek isteyenleri bekleriz yani:)) Tıklayın bakalım;

Şimdilik havamı bulana kadar gidiyorum..
Güzel bir hafta dileyerek..

06 Haziran 2008

İSİMSİZ MEKTUPLAR...2


Size "MEKTUP" diye bir başlık açtığımı ve zaman zaman gelen mektuplarımı ve cevaplarıma yer vereceğimi söylemiştim.
Bu kez öyle değil,daha değişik bir şey paylaşmak istedim/k..

Her mailimin sonunda karşı tarafa giden bir yazım var,bana ait değil,ama hayatıma yön veren sözler,şiirler,anlamında kendimi bulduklarım var diyorum ya,bu da Simyacı dan bir bölüm..
Anafikir denebilir..




"Dünyanın ruhu insanların mutluluğu ile beslenir.

Ya da mutsuzluklarıyla..
Arzuyla, kıskançlıkla.. Her şey bir ve tek şeydir.
Ve bir şey istediğin zaman,
bütün evren arzunun gerçekleşmesi için işbirliği yapar."

Mektubumda şunlar yazıyordu;

Sevgim kelimelerin ve satırların arasına girdiğinden beri,hayatın seni bana armağan edeceği günü bekliyorum.
Ey evren ! Bu arzumuzu yerine getirecekmisin?

Sevgiyle beslenen insanlardan biriyim.
Mutsuzlukları etrafımdan kovup,hep güzellikleri almak istemişimdir.
O yüzden her doğan günle beraber umutlarımı da yeniden doğururum hayata.
Böyle olunca da hayat istediğimi verir bana.
Bazen bunu bir aşkın içine katıp, sonsuz mutluluk olarak verir,
bazen de iki satır arasında gizlenmiş sevgi taneleri olarak..

Ps:Alttaki yazının bana hissettirdikleridir.Mektup olarak kullanabilirsin sitende..

çok teşekkür ederim gönlü güzel dostum..wink

Burda akşamüstü yağmur başladı,hala yağıyor.Mis gibi toprak kokusu geliyor balkondan,çiçekler ve ağaçlar ıslandı resimlerini çektim ama görünmedi..
Huzur veriyor karanlıkta balkonda oturup izlemek yağmuru..
Ben bir kahve içip yatıcam..Mp3 üm kulağımda..fonda çalan şarkı çalıyor şu an
Tatlı rüyalar....