10 Haziran 2008

ACİL DEDİKODU HATTI


Eveet taze bir haberle bütün kaybettiğim neşem geri gelmiş bulunuyorbiggrin
Sizide güldürmek boynumun borcudur,içinizi karattığım gibi zaman zaman..
Şimdi sardık ya yemek bloguna,yemekleri çekip yazıp duruyoruz ,zaman gelir hiç dokunmayızda bize belli olmaz,neyse,adını vermek istemediğim bir arkadaşım(!) bu ara elişlerine sarmış durumda,
bana şablon hazırlarmısın dedi ok dedim sen başla ona göre(takıntılarım ve kurallarım var ya şablon konusunda,bütünün en önemli parçası burda çünkü).
Neyse,dedim eski blogunamı eklemeler yapıcan ona mı şablon yapalım?
cevap şu;
-yok ya,şimdi öyle el işleri ev işleri falan çok yaparmış gibi görünmek istemiyorumrolleyes
-niye ki?anlaşılmasın mı senin blogun olduğu??
-hee,öyle olsun,profilimdede görünüyo benim her bişey yaa
-e onu yokedebiliyosun ayarlarız hiiç iz bırakmazsın
-sahimi,nası oluyo o,ne güzelmişbiggrin
(burda teknik anlatımlar yapıldı kendisine,ama dip not:ev işi ve hatta el işiyle alakalı görükmek istemeyen canımın içi evli çocuklu da sonuçta, ve bunu zaten herkes biliyor??)

Neyse kapattık telefonu ama ben durdukça kaynayan çaydanlık gibi,(yada jeton köşeli)güldükçe gülesim geldi,yazmazsam ölücem dedim yaa
Geldim dedim ki,
-nettin kız
-ay bakamadım ya,ama ben diğer blogları da gizleyemedim ki işlem bi kaç dk sürecek dio bekle bekle aynı
-sen hazırla ben şablon yaparken açıcam ya düzeltirim hem gözüksün nolcak yaaw
ayrıca ben deminki konuşmayı yazmadan durumuyum??
bence durmam..!!lol
-hangini be? (unutmuş numarası yapıp unutturmaya çalışıyon heee)
-"beni öyle ev hanımı sansınlar istemiyom biliyonmu""
-yaa nereye yazcan beeeeeeeee(korku nidası olmalı bu..!!)
-"beceriksiz eblek sansınlar istiyombiggrin"
tabiiki bendenizeee
-benim bu olayımımı
vururum kız seniii (tehdit haa yemezler)
-siqo da vururum diyo bişe olmuyo kendi benden çok gülüyoorazz
-getirme beni orayaaaaaaa
-sölemessem çatlarımm
-gülmekten öldüm neşenm yerine geldi
-isim verme bari beeee
-temeemmrgreen

-ama anlarlaarr diyim ben sana
-kesinnnn ayyyredface
koptum yaz bari eğlenelim biraz
-yimek bloou yapıyoz ama adını demem dicemrazz
anlayan anladı,demicem başka bişey hehe,az önce de yeni bloguna isim arıyo absurd(recep neydi bunun doğrusu??) bişey,ama seçenekleri yazsam fenalık geçirebilirsiniz,daha sonra
gizlenmekten vazgeçerse yayınlarım onu dabiggrin
Amaaa şu kadarını söyliyeyim isim annesi benim,yaratıcılıkta sınır tanımam,şimdi şablon yapmaya gidiyorum..

09 Haziran 2008

BEN YAZMAZSAM,NE OLUR SEN YAZ..



Bugün gene yazasım yok,nedendir bilmem güzel başlamadım güne,bri yürüyelimmi dedi gitmedim,iş yapmak istiyorum başladım ama halsizim zorla yapıyorum,kahvaltıya aldı beni bri orda zor durdum eve gidicem diyeeek İçimde bir sıkıntı var hayra çıkar inşallah diyelim..

Neyse geldim biraz iş biraz mola hesabı bakındım sağa sola,yorum yazasım yok,inş yorumlara cevap vericem tabii,çok tşk..

Bir süre önce sürekli bana her gelen olduğunda kaybedip yeniden yazdığım bir tarifi ararken bende yazsam ya kendime diye bir yemek blogu açtım ama dışa kapalıydı,eveli gün galeyana geldim pandora ya dedim hadi sende yaptıklarını çek yaz tarifleri bende yazayım hem faydamız olsun birbirimize,zaten dolu yemek sitesi var,kendi tariflerimizi saklayalım baribiggrin
Sizlerden de bekliyoruz tarif ve resimler yollarsanız yayınlarız yaani hayır demeyiz.

Dün coştu gülüm,hızlı bi başlangıç yaptık,bende yazdım ama taslakta(düşünün nasıl tembelim bugün) kurdele keselim dedik,logmuzu yaptık kenarcığa eklicez,sayfasına eklemek isteyenleri bekleriz yani:)) Tıklayın bakalım;

Şimdilik havamı bulana kadar gidiyorum..
Güzel bir hafta dileyerek..

06 Haziran 2008

İSİMSİZ MEKTUPLAR...2


Size "MEKTUP" diye bir başlık açtığımı ve zaman zaman gelen mektuplarımı ve cevaplarıma yer vereceğimi söylemiştim.
Bu kez öyle değil,daha değişik bir şey paylaşmak istedim/k..

Her mailimin sonunda karşı tarafa giden bir yazım var,bana ait değil,ama hayatıma yön veren sözler,şiirler,anlamında kendimi bulduklarım var diyorum ya,bu da Simyacı dan bir bölüm..
Anafikir denebilir..




"Dünyanın ruhu insanların mutluluğu ile beslenir.

Ya da mutsuzluklarıyla..
Arzuyla, kıskançlıkla.. Her şey bir ve tek şeydir.
Ve bir şey istediğin zaman,
bütün evren arzunun gerçekleşmesi için işbirliği yapar."

Mektubumda şunlar yazıyordu;

Sevgim kelimelerin ve satırların arasına girdiğinden beri,hayatın seni bana armağan edeceği günü bekliyorum.
Ey evren ! Bu arzumuzu yerine getirecekmisin?

Sevgiyle beslenen insanlardan biriyim.
Mutsuzlukları etrafımdan kovup,hep güzellikleri almak istemişimdir.
O yüzden her doğan günle beraber umutlarımı da yeniden doğururum hayata.
Böyle olunca da hayat istediğimi verir bana.
Bazen bunu bir aşkın içine katıp, sonsuz mutluluk olarak verir,
bazen de iki satır arasında gizlenmiş sevgi taneleri olarak..

Ps:Alttaki yazının bana hissettirdikleridir.Mektup olarak kullanabilirsin sitende..

çok teşekkür ederim gönlü güzel dostum..wink

Burda akşamüstü yağmur başladı,hala yağıyor.Mis gibi toprak kokusu geliyor balkondan,çiçekler ve ağaçlar ıslandı resimlerini çektim ama görünmedi..
Huzur veriyor karanlıkta balkonda oturup izlemek yağmuru..
Ben bir kahve içip yatıcam..Mp3 üm kulağımda..fonda çalan şarkı çalıyor şu an
Tatlı rüyalar....

HASTA OLMAK İSTEMİYORSAN..

BU SABAH MAİLLERİM BENİ ÇOK ŞAŞIRTTI.
BİRİ NE OLACAK BAKALIM DEDİĞİM YERDEN GELİYORDU.
BENİ ŞAŞIRTAN BİR KARARLA.
AMA BU KEZ KARŞIMDA CEVAP VEREBİLECEĞİM BİR İSİM YOKTU.OTOMATİK MSJ GİBİYDİbiggrin

DİĞERİ,DÜN BÜTÜN GÜN DOKTOR,İLAÇ İĞNE VS İLE UĞRAŞTIĞIMI VE HASTA OLDUĞUMU BİLİYORMUŞ GİBİ YOLLANAN BİR MAİLDİ,
İSMİ BAŞLIKTArazz

SLAYT OLARAK HAZIRLANMIŞ AMA O KADAR SABIRLI OLMADIĞIM İÇİN HTML OLARAK AÇIYORUM HEP (DEMEDİ DEMEYİN) ÇOK SEVDİM,İNCİ ABLAMA TŞK..
BEN BUNLARI TEK TEK KENDİME GÖRE YORUMLADIM,GÖRDÜM Kİ BANA "ŞİFA" YOK..ÖZELLİKLE BİR KAÇINDA..NEYSE
BUYRUN;


EĞER HASTA OLMAK İSTEMİYORSAN..

...Duygularını anlat..


Saklanan veya baskılanan heyecan ve duygular gastrit, ülser, bel fıtığı, bel ağrıları gibi hastalıklara yol açar.

Zamanla, duyguların bastırılması kansere dönüşür.

Öyleyse, sırlarımızı, hatalarımızı birileriyle paylaşmalıyız!

Diyalog, konuşma, kelime çok güçlü birer ilaç ve mükemmel birer terapidir!

**********************
Eğer hasta olmak istemiyorsan...


...Karar Vermelisin..


Kararsız kişi güvensiz, endişe ve ıstırap içinde olur.

Kararsızlık, sorunları, endişeleri ve çatışmaları çoğaltır.

İnsanlık tarihi kararlardan oluşur.

Karar vermek, diğerlerinin kazanması için vaçgeçmeyi ve avantajları kaybetmeyi kesinlikle bilmektir.

Kararsız kişiler mide rahatsızlığı, sinir hastalıkları ve cilt sorunlarının kurbanıdırlar..

****************************
Eğer hasta olmak istemiyorsan...


...Olduğundan Farklı Yaşama..


Gerçeği saklayan, rol yapan, her zaman mutlu olduğu görüntüsü veren,
mükemmel görünmek isteyen kişi tonlarca ağırlığı biriktirmektedir.

Ayağı kilden olan bronz bir heykeldir.

Aldatıcı görünerek yaşamak kadar sağlık için kötü bir şey yoktur.

Kaderleri ilaç, hastane ve acıdır..

*****************************
Eğer hasta olmak istemiyorsan...


...Kabullen. .


Reddedicilik ve kendine saygı eksikliği, kendimizi kendimize yabancılaştırır.

Kendimizle barışık olmak sağlıklı yaşamın anahtarıdır.

Bunu kabul etmeyenler kıskanç, taklitçi, aşırı rekabetçi ve yıkıcı olurlar.

Eleştirileri kabullen.

Bu bilgelik, akıllılık ve terapidir..

*****************************
Eğer hasta olmak istemiyorsan...


...Çözümler Bul..


Olumsuz kişiler çözüm bulamazlar ve sorunları büyütürler.

Üzülmeyi, dedikoduyu ve kötümserliği tercih ederler.

Karanlığı kovmak için kibrit yakmalı.

Arı ufacıktır fakat varolan en tatlı şeylerden birisini üretir.

Biz ne düşünüyorsak oyuz.

Olumsuz düşünce, hastalığa dönüşen negatif enerji üretir..

*****************************
Eğer hasta olmak istemiyorsan...


...Güven..


Güvenmeyen kişi iletişim kuramaz, açık değildir,
derin ve sağlam ilişkiler geliştiremez, gerçek arkadaşlıkları nasıl kurabileceğini bilemez.

Güven olmadan, bir ilişki de olamaz.

Güvensizlik sendeki inancın azlığıdır..

******************************
Eğer hasta olmak istemiyorsan...


...Hayatı Üzgün Yaşama..


Mizah. Kahkaha. Huzur. Mutluluk.

Bunlar sağlığa güç verir ve daha uzun bir yaşam getirir.

Mutlu kişi yaşadığı çevresini geliştirir.

“İyi mizah bizi doktorun elinden korur”.

Mutluluk sağlık ve terapidir...


------------------------
İyi Olma Sanatı
Dr. Dráuzio Varella
Çeviren: Fatih Erten

05 Haziran 2008

CANIM SIKKIN..


Yaklaşık 3 yıldır blog yapıyorum,yazıyorum,çiziyorum.
Bloggera geçince daha izole ve güvenli bir ortamda hissettim kendimi ve diğer blogumu sadece sosyal sorumluluk ve (yazarı belirtilmiş) şiirlere,öykülere ayırarak yoğun ısrar sonucubiggrin bu blogu açtım.Burda yazmamı istedikleri şey arkadaşlarımın,günlük hayattaki diyaloglarımdı.
Çok iyi bir okuyucu olsam da,yazarak kendimi ifade etmekte başarılı olduğumu düşünmedim hiç bir zaman.
Yapamam ben dedim hatta,ama denemek istedim,hem kim görecekti ki?rolleyes
ilk kez sadece "ben" ve "benim küçük dünyam" oldu burda.İçini döken bendenizdi gerçekten.
Muntazam olmasada kelimeler,gün geçtikçe düzelirdi elbette.
Ya da beni anlatan şiirler,benim yerime konuşan öyküler,ve şarkılar vardı.Müziksiz yaşayamayan nefes alamayan biriydim ben.
Yıllardır bulamadığım şarkılarım vardı.Bana geçmişi hatırlatan,hatıralarıma bağlayan.
Sonra yeni keşfettiğim şarkılar vardı..Bunları bulan kardeşlerim,cinlerim diyorum onlarawink
Sadece bunları bulmama gönülden yardımcı oldukları,(hele geçmişten geleni bulmama imkan yoktu) paylaşmayı sevdikleri için teşekkür ettim onlara.
İşim bitince kapının ardına iteklemedim,baş köşemde yer verdim,sadece kuru bir teşekkür ettim ve link verdim.
Gene çok teşekkür ediyorum ve çok seviyorum bu içten,güzel sözlü cinlerimi.

Ve bu yüzden,(açıkçası oluşumlar,gruplar topluluklar çok fazla umurumda olmasa da,çünkü sonuçta onlar da kişiye özel bir haldedir ve onun keyfine kalmışsındır-ki bu adil değil)
dahil olmak zorunda hissettiğin,değer verdiğin ağlar vardır.
Gerçekten önemsediğim bir oluşuma,işte bu küçük vefa durumum neticesinde kabul edilmediğim söylendi..(!)
İnsan doğrulara şaşırmamalıdır diyen güzel gönüllü arkadaşım,ben bu işe şaştım?
Doğru olduğum için cezalandırıldım.
Şok oldum.Ne yapacağımı bilemedim.Benim için önce vefa,önce dostluk gelir.
Ben bir şey yapmadım,sadece teşekkür ettim ama onlarında başı ağrımasın diye yazımı taslak kaydedip listemdeki bütün arkadaşlara maille yolladım.
Şimdi ne olacak bekleyip görelim bakalım...question

04 Haziran 2008

NASIL BİR ŞEY BUNLAR??


ÇAY BAHÇESİNDE MASAMIZA MİSAFİR OLAN MİNİK KUŞ..
BUYUR ETTİK BESLEDİK..ANİDEN ŞENLENDİRDİ MASAMIZI.
UÇTU GİTTİ Bİ PARÇA DA YANINA ALIP:))
SARI GUŞ(adı bu) İSE BÜTÜN EV HALKININ OYNAMASINA VE SIRITMASINA
SEBEP OLAN SEVİMLİ OYUNCAK..
TEPSİDE OYNATIYORDU OĞLUŞ,
ONA DA SİMİT VERDİM..
YEMEDİ SALAK..(ÇOK GÜZEL,ÇOK RENKLİ,AMA SAHTE,TAKLİT:p)
NANKÖRLÜK BÖYLE BİR ŞEY :D)


GEÇEN GÜN BİR ARABANIN ARDINA SAKLANMIŞ KEDİCİKLER..
ANNELERİNE SOKULMUŞ SÜT İÇİYORLARDI..
ANNE KEDİ ONLARI BESLİYORDU..
AMA "ANNE",İBRET OLACAK ŞEKİLDE BAZI RUHSUZLARA
NASIL KAFASINI KALDIRIP HIRLIYORDU BİZE GÖRÜCEKTİNİZ.
UZAKTAN ÇEKTİM VE HEMEN KAÇTIM GENE BAŞINI GÖMDÜ YAVRULARINA..
SEVGİ BÖYLE BİR ŞEY..


BİR FİNCAN KAHVE..
HATIRI OLAN DEĞİL,DAHA ÇOK TİRYAKİSİ OLAN SOSYETİK NES-KAHVE:))
YETERKİ YANINDA TATLI MUHABBET OLSUN.KAHVE BAHANE..
ŞIK FİNCANLARIM NASIL?
AMA ÇÖZEMEDİ SEVGİLİ ABLACIK NERESİNDEN İÇİLİCEK?
OVAL AĞIZLI ŞIK FİNCANLAR ŞAŞIRTTI ONU..
ŞİMDİ HER GÖRDÜĞÜYLE ANKET YAPIYOR..(SİZ NE DERSİNİZ?)
İÇTENLİK BÖYLE BİR ŞEY..

BELKİ BEN....


Belki ben
o günden
çok daha evvel,
köprü başında sallanarak
bir sabah vakti gölgemi asfalta salacağım.
Belki ben
o günden
çok daha sonra ,
matruş çenemde ak bir sakalın izi
sağ kalacağım...
Ve ben
o günden
çok daha sonra:
sağ kalırsam eğer,
şehrin meydan kenarlarında yaslanıp
duvarlara
son kavgadan benim gibi sağ kalan
ihtiyarlara,
bayram akşamlarında keman
çalacağım...
Etrafta mükemmel bir gecenin
ışıklı kaldırımları
Ve yeni şarkılar söyleyen
yeni insanların
adımları...

NAZIM HİKMET
15 ocak 1902’de Selanik’te dünyaya gelen Nazım Hikmet Ran, ‘Feryad-ı Vatan’ başlığını taşıyan ilk şiirini 1913’te yazar. Aynı yıl Galatasaray Sultanisi’nde ortaokula başlar.
Heybeliada Bahriye Mektebi’ne 1917’de girer. Yeni Mecmua’da yayınlanan ilk şiiri ‘Hâlâ Servilerde Ağlıyorlar mı’ başlığını taşır.
Sağlık nedeniyle Bahriye’yi bitirmesine birkaç ay kala ayrılmak zorunda kalır. Bu sırada Hamidye Kruvazör’ünde güverte subayıdır. Bolu’ya öğretmen olarak atanır.
Daha sonra Batum üzerinden Moskova’ya giderek Doğu Emekçileri Kominist Üniversitesi’ne yazılır. Burada siyasal bilimler ve iktisat okur.
1921’de gittiği Moskova’da devrimin ilk yıllarına tanık olur. 1924’te Moskova’da yayınlanan ilk şiir kitabı ’28 Kanunisani’ sahnelenir.
Aynı yıl Türkiye’ye döner ve Aydınlık Dergisi’nde çalışmaya başlar. Aynı dergide yayınlanan şiir ve yazılarından dolayı on-beş yıl hapsi istenince yeniden Sovyetler Birliği’ne gider.
1928’de af kanunundan yararlanır ve yurda geri döner.
Bu kez Resimli Ay dergisinde çalışmaya başlar. 1938’de yirmi-sekiz yıl hapis cezasına çarptırılır.
Çankırı ve Bursa cezaevlerinde yatar. 1950’de özgürlüğüne kavuştuysa da sürekli takip altındadır.
Askere alınması kararlaştırılınca Romanya üzerinden Moskova’ya geçer.
Sağlığı gittikçe daha da kötüleşir.
Kırk-dokuz yaşındadır. 1951’de T.C. vatandaşlığından çıkarılır.

3 haziran 1963’te bir kalp krizi sonucu Moskova’da hayatı sona erer..

PANDORAM BİR HATIRLATMA YAPMIŞ,BEN DE KATILMAK İSTEDİM..
SAYGIYLA ANMAK VE RAHMET DİLEMEK İÇİN..
MEMELEKETİN HALİ HUZURLA UYUMALARINA OLANAK VERMESE DE..
BURUK BİR ANMA BU..

03 Haziran 2008

Gregorian - Masters of Chant


Gregorian - Masters Of Chant - Chapter II
geldii tıklayın sayfaya gidin lütfen
(ne kadar teşekkür etsem az size)



Gregorian - Masters of Chant [2000]


SİZE BİRKAÇ POST ÖNCE BAHSETMİŞTİM YA,GREGORIAN DAN VE
BENİM BİR CİN İM VAR,NE DİLERSEM GETİRİYO BUNLARI DA GETİRİR
BELKİ DEMİŞTİM:))
EVET BİRİNCİSİ GELDİ BİLE,BENDE PAYLAŞIYORUM HEMEN,
ZİYARET EDİN DAHA SEVECEĞİNİZ NELER VAR KİMBİLİR;
MERKEZE GİTMEK İÇİN RESİMLERE TIKLAYIN LÜTFEN,

ÇOK ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM:))

02 Haziran 2008

ELALEMİN ÇOCUKLARII PART TWO:)



Dün akşam bridget yoğun çabaları sonunda bana saçını boyattırmayı başardı,şu yarım kalan "elalemin çocukları" durumu şu;
Canım ablacım yani bri nin annesi sürekli "elalemim çocukları annesine yardım ediyo,iş yapıyolar sende yap" yada "elalem ne der" sözlerini dilinden düşürmezmiş ve bu derin izler yaratmış bri.de:))
Ve hayatı bu kabusla geçmiş,hatta aklına E deyince ELALEM gelicek kadar işlemiş beynine zavallımın:)
Eveli gün de,canı istemiş,hem meşgul edicek kendini kafası dağılıcak,hem de nedendir bilmem bir enerji patlaması olmuş bi yandan beni çağırıyo yukarı
"gel kahve içelim" ben de "e siz gelin" diyorum."yok mazeretimiz var asabiyiz biz" diyolar kapatıyolar tlf u:))
Çıktım bir hararetle duvarları siliyo ki,kahve mahve hakgetire.
"E nooluyo kız beni ne çağırdın,yardım edeyim mi?" diyorum,
"yok sen yanımda dur diye çağırdım diyo:)"
(ben bağımlılık yaratırım demiştim değil mi:D)
Anne sultanı yaptı kahveyi sanırım ya da ben(ayyy bunadım ben yaa:P)
Oturduk mola verdi balkonda bir,sonra gene aldı eline bezi,ben de aşşağı indim.
Beş dakika sonra gene tel,"nereye kaçtın sen"
"Ee içtik kahveyi geldim napcaktım başka ki?"
"canım sıkılıyo gel yanımaaa"
giderim,bu sefer her zamanki paranoyası ile(anlatmıştım ya)
"ayyy senin canın sıkkın yaa,ben ilgilenmiyorum diye mii"
"yok be kızım nası ilgileniceksin işin var çene yapıyoruz işte" bi yandan da annesiyle mutfakta çene çalıyoruz ellerde durmuyo bezelye barbunya ne varsa veriyo ablacık ayıklıyo bendeniz:)))
Neyse, noluyo kızım sana dedik hızını alamıyosun bugün,
"Benim planlarım var tamam mııı bunları yapmakta bir amacım var" dedi,
Biz sırıtarak bakıyoruz birbirimize,ee neymiş dedik,
"Hayatım boyu elamemin çocuklarını örnek gösterdin ya bana annee,artık beni anlatsınlar,
BAK ELALEMİN KIZI DUVAR BİLEM SİLİYO SEN DE SİL desinler,elalemin çocukları da oflaya puflaya duvar silsin diye yapıyorum ben bunu tamammııı..!!"

Biz dedik bu travma geçirmiş doktora götürsek çok mu geç der acaba:))
Hade geçmiş olsun briciimm:)

Eee boşa yapmadı fatihcim demi o şarkıyı,
ELALEM NE DERSE DESİN HADE HADE HADEEEE:))))))

Anlatıcak bisürü şey var ama vakit yok ben gidiyorum,akşama vaktim olursa devam...

TANRIM BENI YAVASLAT..!LUTFEN.!!!!

Bazen hızlı davranmaktan gördüğüm zararı hiçbirşeyden görmediğimi farkediyorum..
Acele giden ecele gider hesabı,bir dakika beklesem geçip gidicek bişeyi o saniyelik dilimde biryerlerde kaybediyorum..
Sonra da kendime yaptığım eziyeti tahmin edemezsiniz bile..
Az önce aklıma gelen dizeleri arattım google da,dua daha doğrusu..
Aslında soğukkanlı be sabırlı biriyim ben..
Yapmıyım bunu lütfen..

TANRIM BENI YAVASLAT.!!

Tanrim beni yavaslat, aklimi sakinlestirerek kalbimidinlendir.
Zamanin sonsuzlugunu göstererek bu telasli hizimi dengele.
Günün karmasasi içinde bana sonsuza kadar yasayacak tepelerin sükunetini ver.
Sinirlerim ve kaslarimdaki gerginligi, bellegimde yasayan akarsularin melodisiyle yika, götür.
Uykunun o büyüleyici ve iyilestirici gücünü duymama yardimci ol.
Anlik zevkleri yasayabilme sanatini ögret;
bir çiçege bakmak için yavaslamayi,
güzel bir köpek yada kediyi oksamak için durmayi,
güzel bir kitaptan birkaç satir okumayi, balik avlayabilmeyi,
hülyalara dalabilmeyi ögret.
Her gün bana kaplumbaga ve tavsanin masalini hatirlat.
Hatirlat ki, yarisi her zaman hizli kosanin bitirmedigini,
yasamda hizi arttirmaktan çok daha önemli seyler oldugunu bileyim.
Heybetli mese agacinin dallarindan yukariya dogru bakmami sagla.
Bakip göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olmasi
yavas ve iyi büyümesine baglidir.
Beni yavaslat Tanrim ve köklerimi yasam topraginin kalici degerlerine
dogru göndermeme yardim et.
Yardim et ki, kaderimin yildizlarina dogru daha olgun
ve daha saglikli olarak yükseleyim. .

Ve hepsinden önemlisi

Tanrim, bana degistirebilecegim
seyleri degistirmek için CESARET,
degistiremeyecegim
seyleri kabul etmek için SABIR,
ikisi arasindaki farki bilmek için AKIL ver...


"Bu yazi milattan 2000 yil önce HITITLERE ait
kalintilar içerisinde bulunan bir yazıttan alınmıştır.."